Suriyeli Mülteci İade Riski Altında
Suudi Arabistan’ın mültecilere yönelik muamelesini eleştirdiği için internette tacize uğrayan ve hakkında Kırmız Bülten çıkarılan Suriyeli mülteci Muhammed Alkayali, Türkiye’de tutuklandı ve iade riski altında.
Suudi Arabistan, onu "mühürde sahtecilik" ile suçlasa da bugüne kadar bu iddiayı destekleyecek hiçbir resmi suçlama veya mahkeme belgesi sunmadı.
On yılı aşkın bir süredir Türkiye'de yaşayan Alkayali, Suudi Arabistan’a iade edilmesi durumunda keyfi gözaltı ve diğer ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalabilir.
Alkayali'nin iadesinin derhal durdurulması ve serbest bırakılması için imzacı ol!
27 Aralık 2024’te Türkiye yetkilileri, Suudi Arabistan tarafından 2016’da talep edilen INTERPOL Kırmızı Bültenine dayanarak Suriyeli mülteci Muhammed Alkayali'yi tutukladı. Alkayali “mühürde sahtecilik” ile suçlandı. Alkayali, Suudi Arabistan hükümetinin Suriyeli mültecilere yönelik muamelesini eleştirdiği için tacize uğradığı Suudi Arabistan'dan ayrılmasından üç yıl sonra bu suçlamayla karşı karşıya kaldı. Suudi vatandaşı olmayan Muhammed Alkayali o zamandan bu yana Kırmızı Bültene hukuki gerekçelerle itiraz ediyor. Alkayali'nin Suudi Arabistan'a iade edilmesi, kendisini keyfi gözaltı veya diğer olası ciddi insan hakları ihlalleri riskiyle karşı karşıya bırakacak. Türkiye yetkilileri, Alkayali’nin iadesini derhal durdurmalı ve gözaltından serbest bırakmalıdır.
Arka Plan
Muhammed Alkayali, Suudi Arabistan yetkililerinin Suriyeli mültecilere yönelik politikalarını alenen eleştirdiği için internette tacize uğradıktan sonra 2013 yılının başlarında Suudi Arabistan'dan ayrıldı. On yılı aşkın bir süredir geçici koruma altında bir mülteci olarak yasal şekilde Türkiye'de ikamet ediyor. 2015’te Türkiye'de yaşarken, Suudi Arabistan'ın insan hakları uygulamalarına yönelik eleştirileri nedeniyle kendisi ve ailesi, eşinin tanımıyla bir “çevrimiçi taciz kampanyası” ile karşı karşıya kalmaya devam etti.
2018’de Muhammed Alkayali, Türkiye vatandaşlığı için başvuruda bulunduğu sırada Türkiye yetkilileri tarafından hakkında INTERPOL Kırmızı Bülteni çıkarıldığı konusunda bilgilendirildi. INTERPOL bu ihbarı 2023’te teyit etti. Suudi Arabistan tarafından 18 Mart 2016’da çıkarılan Kırmızı Bülten, Suudi Arabistan Soruşturma ve Savcılık Bürosu tarafından 3 Ocak 2016’da çıkarılan ve Alkayali'nin reddettiği ve hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığı “mühürde sahtecilik” suçlamasını içeren bir tutuklama emrine dayanmaktadır. Suudi Arabistan yetkilileri suçlamaları kanıtlayacak herhangi bir resmi suçlama ya da mahkeme belgesi sunmamıştır. Alkayali, Kırmızı Bülten'e INTERPOL nezdinde hukuki gerekçelerle itiraz etti. Talebi Mayıs 2024'te kabul edilebilir bulundu ancak henüz nihai bir karar verilmedi.
Kırmızı Bültenin 2016’da çıkarılmış olmasına rağmen, Türkiye yetkilileri yaklaşık dokuz yıl boyunca harekete geçmedi. 27 Aralık 2024’te Muhammed Alkayali Kırmızı Bülten'e dayanılarak tutuklandı. Kırmızı Bültenler hükümetler tarafından yurt dışında yaşayan kişileri hedef almak için kötüye kullanılmaktadır. Suudi Arabistan'ın belgelenmiş sınır ötesi baskı uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye yetkilileri ve INTERPOL, bu Kırmızı Bülten ve sınır ötesi baskı geçmişi olan devletler tarafından talep edilen tüm Kırmızı Bültenler üzerinde daha fazla inceleme yapmalıdır.
Muhammed Alkayali'nın eşi, Türkiye'de mültecilere uygulanan seyahat kısıtlamaları nedeniyle kendisini ziyaret edemiyor. İstanbul'da ikamet eden Alkayali'nin eşinin şehirden ayrılmak için özel bir seyahat iznine ihtiyacı var ve bu talebi üç kez reddedildi.
Uluslararası Af Örgütü, Suudi Arabistan yetkililerinin hükümeti eleştirdikleri için bireylerin yargılanması da dahil olmak üzere ifade özgürlüğüne yönelik artan baskılarını belgeledi. Birçok kişi ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlüğü haklarını barışçıl bir şekilde kullandıkları için uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldı. Bu davalardaki hukuki süreçler uluslararası adil yargılanma standartlarının çok gerisinde kalmaktadır. Bireyler genellikle suçlama olmaksızın, hücre hapsinde tutulmakta ve tutukluluklarının yasallığına itiraz etmek için avukatlara veya mahkemelere erişimleri engellenmektedir.
Uluslararası Af Örgütü 2013’ten bu yana, aralarında insan hakları savunucuları, barışçıl siyasi aktivistler, gazeteciler, şairler ve din görevlilerinin de bulunduğu 86 kişinin yalnızca ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarını kullandıkları için yargılandığını belgeledi. Bunlardan 40'ı görüşlerini sosyal medyada ifade ettikleri için kovuşturmaya uğradı. Uluslararası Af Örgütü, bu tür kovuşturmaların gerçek sayısının muhtemelen çok daha yüksek olduğu görüşündedir.
Acil Eylem
- Afgan Sığınmacı Tabriz Saifi Ciddi Sağlık Riski Altında
- İnsan hakları savunucusu Nimet Tanrıkulu serbest bırakılmalı
- Gezi Davası düşünce mahkumları serbest bırakılmalı!
- Galatasaray Meydanı tamamen açılsın
- İsrail ve Filistin’de Tüm Taraflar Ateşkes İlan Etmeli
- Eritreliler Zorla Geri Gönderilme Riski Altında
- İran’da milyonlarca kız çocuğu zehirlenme tehlikesi altında