• Blog

Şimdi regl dönemini ve tabuları yıkan kadınları konuşalım

 “Ay başım geldi,” “hastayım,” “anavatan kan ağlıyor…” Birçok kadın regl kanamasından açıkça söz edemiyor. Ancak dünyanın çeşitli yerlerinde regl dönemiyle ilgili tabular laf oyunlarından çok daha öteye geçiyor. Bazı kadınlar ve kız çocuklar regl döngüleri boyunca evlerinin dışındaki kulübelerde kalmaya zorlanırken veya eve giremezken, bazıları da tampon veya hijyenik ped alamadıkları için bu dönemi bez parçalarıyla geçirmeye çalışıyor. Bu tabuyu yıkmak için barışçıl protestolar yapan kadınlar ise gözaltı veya soruşturmalarla karşı karşıya kalabiliyor.

Ama artık işler değişmeye başladı. Regl dönemiyle ilgili tabuları yıkan beş insan hakları aktivistiyle görüştük.

36 yaşındaki LGBTİ+ aktivisti Zhanar Sekerbayeva, Kazakistan’da feminizmi savunan ve lezbiyen, biseksüel ve kuir kadınların haklarının korunması için mücadele eden Feminita girişiminin kurucusu.

Kazakistan’da halen adet kanamasını doğrudan, olduğu gibi telaffuz edemiyoruz. İnsanlar daha ziyade örtük kelimeler kullanıyor, Kızıl Hala, Kızıl Ekim veya Kızıl Ordu gibi. Annem çocuk sağlığı uzmanıdır, buna rağmen ilk regl dönemimde bana bir parça bez verdi, o bezin ne için olduğunu veya nasıl kullanıldığını bile açıklamadı. Okulda bir kız çocuğun adet kanı kıyafetlerine bulaşırsa herkes ona güler, öğretmen de onu evine gönderirdi. Bazı kadınlar kanlı pantolonlarını toprağa gömüyor, bazılarıysa kirli bez parçaları kullanıyor, bu da üreme sağlığına zarar veriyor. 

Bir şeyler yapılması lazım. Bu yüzden Almatı’da bir grup barışçıl protestocunun regl dönemiyle ilgili tabuları yıkmak için düzenlediği bir fotoğraf etkinliğine katıldım. Posterleri kendimiz hazırladık, üzerlerine sloganlar yazdık ve resimler yaptık. Protestodan sonra bir kafeye gittim, dışarı çıktığımda yedi polis memuru beni bekliyordu. Onlarla polis merkezine gitmemi istediler ve reddedersem fiziksel güç kullanacaklarını söylediler.  

Küçük çaplı holiganlıkla suçlandım. Beni sorgulayan hakim durmadan elimdeki poster hakkında soru sordu. Bana “Evli misin? Çocuğun var mı? Hamile misin?” gibi sorular da yöneltti.

Hakime lezbiyen olduğumu, çevremin de bunu bildiğini, bu yüzden soracaksa kocam hakkında değil partnerim hakkında soru sorması gerektiğini söyledim. Stresli ve korkutucu da olsa ilginç bir deneyimdi. Ama ne olursa olsun adaletsizliğe uğrayan insanlar gördüğümde bir şeyler yapmam gerekiyor.

Twitter: @moorlandiya
Web sitesi: http://feminita.kz/

23 yaşındaki Hazel Mead, Birleşik Krallık’ta yaşayan bir aktivist ve çizer

Birleşik Krallık diğer ülkelerin birçoğundan daha ilerici, buna rağmen ergenlik yıllarımda adet olmaktan utanıyordum. Sanırım bunun nedeni okullarda adet döneminden bahsedilmemesi, bahsedildiği zaman da üstü kapalı kelimeler kullanılması. Mesela “ay başım geldi” benim favorimdi. Bir de bu konu erkeklerle konuştuğunuz bir konu değil, bu da adet kanamasının utanç verici büyük bir sırmış gibi anlaşılmasının nedenlerinden biri. Okulda, hatta işte bile kullanacağım pedi elbisemin kolunda saklıyordum ya da cepli bir şey giymeye dikkat ediyordum.

İnsanların adet dönemiyle ilgili konuşmaya başlaması ve adet olmanın doğallığını kabul etmesi için çizimler yapıyorum. Kariyerimin başlangıcında #FreePeriods [Adet Dönemine Özgürlük] protestosuna katılmış, daha sonra tamponlardan alınan vergilerle alay eden çizimler yapmaya başlamıştım. Sık sık Bloody Good Periodprojesini desteklemek için gönüllü olarak çizim yapıyorum, çünkü sığınmacıların ve evsizlerin regl döneminde gerekli ürünlere erişimini sağlamak için yaptıkları çalışmaları çok değerli buluyorum. Aynı zamanda oteller, okullar, havayolu şirketleri ve ofislerin regl döneminde kullanılan ürünleri ücretsiz vermesi için Freda’nın yürüttüğü kampanyanın bir parçasıyım. Kişisel hayatımda da regl dönemimden daha çok söz ediyorum. Artık üstü kapalı ifadeler kullanmıyorum, pedlere ve tamponlara adet dönemi kirliymiş gibi bir anlam veren ‘hijyenik ürünler’ demektense ‘regl dönemi ürünleri’ diyorum.

Birleşik Krallık hükümeti bu yıl, gelecek yıldan itibaren İngiltere’deki orta öğretim okullarında ve liselerde ücretsiz regl dönemi ürünleri verileceğini duyurdu. Bu benim başarım değil, ama ben de değişim yaratmak için mücadele eden bu hareketin bir parçasıyım. Adet dönemi tabularını yıkmak ve bu konudaki adaletsizliklere son vermek için hala yapacak çok iş var ama ses çıkardıkça, yavaş yavaş bir şeylerin değiştiğini görüyoruz.

Instagram: @hazel.mead 
Twitter: @hazelmeadart 
Web sitesi: hazelmead.com 

21 yaşındaki Samikshya Koirala, Uluslararası Af Örgütü Nepal Şubesi’nde çalışan genç bir yönetici

Nepal’de regl dönemindeki kız çocuklar 15 güne kadar güneşten ve erkeklerden saklanabiliyor. Hatta bazı kız çocuklar regl dönemi boyunca eve gelmemek üzere ahırlara yollanıyor. Bu geleneğe chhaupadi deniyor.

İlk kez regl olduğumda 11 yaşındaydım. Evde büyük bir kutlama vardı ama adet kanamam olduğu için eve girmeme izin verilmedi. Bizim evden uzakta, akrabalardan birinin evindeki karanlık bir odaya kapatıldım. O kutlamaya katılmayı o kadar çok istiyordum ki gözlerim şişinceye kadar ağladım.

Beş gün boyunca kapalı tutuldum. Dışarı çıktığımda 11 gün ailemdeki erkeklere dokunmama, 19 gün de mutfağa girmeme izin verilmedi. Arkadaşlarıma nerede olduğumu söylemeyi kendime yediremedim. Sınıfımda adet gören ilk kız çocuk bendim ve çok utangaçtım.

Bir gün, bir grup genç kadın menstrüasyon hakkında konuşma yapmak için okulumuza geldi. Her şey o gün değişti. Bize birçok şey öğrettiler ve geleneklere meydan okumamız için cesaretlendirdiler. Ailem başlangıçta öfkelendi. Bir zamanlar adet kanamasıyla baş etmenin çok daha zor bir şey olduğunu, bu nedenle chhaupadidiye bir geleneğimizin olduğunu anlamalarını sağlamak zorundaydım. Artık pedlerimiz var ve bu dönem çok daha temiz bir şekilde geçiyor. Zor bir süreçti ama artık ailemde adet dönemiyle ilgili herhangi bir sınırlandırma yok.

Uluslararası Af Örgütü’nünKatmandu Üniversitesi’ndeki Öğrenci Grubunun bir parçasıyım ve insanların adet dönemiyle ilgili algılarının daha geniş bir çerçevede değişmesi için çalışıyorum. Videolar çekiyoruz, yürüyüşler yapıyoruz ve kırsal alanlarda erkek ve kız çocuklar için eğitim programları düzenliyoruz. Çocukların bu konuları açıkça konuştuklarını duyduğumda yaptıklarımızla gurur duyuyorum.

Nepal’de menstrüasyona ilişkin batıl inançlara dayalı zihniyeti değiştirmemiz gerekiyor. Ve sanırım şimdiye kadar epey mesafe kat ettik. 

Instagram: @koiralasamikshya2016

36 yaşındaki Poulomi Basu Hindistanlı bir transmedya sanatçısı ve aktivist

Hindistan’da erkek egemen bir evde büyüdüm, bu yüzden ritüellerin ve geleneklerin kadınları kontrol altına almak için nasıl kullanıldığını biliyorum. Regl olmaya başladığımda regl dönemim boyunca mutfağa girmeme veya herhangi bir kutlamaya katılmama izin verilmezdi. Ancak evden ayrılırsam ataerkil denetimden, mantığa aykırı uygulamalardan ve geleneklerden kurtulabilecektim. Benzer koşullarda büyüyen birçok kadının sa böyle bir seçeneği yok.

16 yaşındaki Nepalli Tula ile tanıştım. Adet dönemi boyunca ev işleri yapmasına izin verilmiyormuş, o da bu dönemde ailesine maddi katkıda bulunmak için hamallık yapıyormuş. Yakacak odundan zengin ailelerin televizyon izleyebilmesi için ağır uydu antenlerine kadar her şeyi engebeli yollarda uzun mesafeler taşıyor. Bir taşıma işi üç gün sürebiliyor ve sonuçta 20 Amerikan Dolarına karşılık gelecek miktarda bir para kazanıyor. Tüm bunları yaparken bir yandan da okuldaki sınavlarına hazırlanıyor.

Nepal’de üç çocuğunun bakımından tek başına sorumlu olan Lakshmi, adet döneminde kayınvalidesi tarafından evden gitmeye zorlanıyor. Beş yaşındaki oğlu Roshan annesinden ayrılamayacak kadar küçük olduğu için onunla birlikte evden uzaklaştırılıyor. Ancak hiçbir engel Lakshmi’yi çocuklarını korumaktan ve onlara iyi bakmaktan alıkoyamıyor. Lakshmi’nin hikayesi, bir kadının böylesi bir şiddet ve damgalanma karşısında sergilediği kararlılığın kanıtıdır.

Doğum sonrasında kanaması olan ve bu nedenle evden gitmeye zorlanan kadınlar bile gördüm. Bu durum anne ve üreme sağlığı açısından da büyük tehlikeler doğuruyor.

Temiz su ve hijyene erişim konusunda çalışmalar yapan sivil toplum örgütü Water Aid ile amaçlayan ‘To be a girl’ [Kız çocuk olmak] kampanyasını yürüttük. Bu kampanyanın amacı Nepal, Hindistan ve Afrika’nın çeşitli ülkelerinde 130.000 kız çocuğa yeniden kullanılabilir hijyenik pedler sağlamaktı. Yoksulluğa ve adaletsizliğe karşı mücadele eden Action Aid ile de ‘My Body Is Mine’ [Bedenim Bana Ait] isimli kampanya için çalıştık. Amacımız, kadınların sesini yükseltmesi ve bedenlerini ilgilendiren konularda tek söz sahibinin kendileri olmasını talep etmeleriydi. Sanat ve hikaye anlatıcılığı, sanal gerçeklik filmleri ve topluluklarla yaptığımız çalıştaylar aracılığıyla kadınların eyleyen özneler olmasına ve şiddete karşı durmalarına destek olmaya çalışıyoruz. Çünkü sanat, insanların kalplerini ve zihinlerini değiştirme gücüne sahiptir.

En sonunda, çabalarımız Nepal hükümeti üzerinde baskı oluşmasına katkıda bulundu ve hükümet 2018’de chhaupadigeleneğini nihayet suç haline getirdi. Bu son derece olumlu bir adım elbette, ancak bu karar bazı toplulukların söz konusu uygulamayı yeraltına itmesine neden oldu. İşte bu yüzden bu konunun üstesinden gelmek her zamankinden daha büyük önem taşıyor.

Instagram: @poulomi07
Twitter: @poulomibasu
Web sitesi: http://www.poulomibasu.com/

22 yaşındaki Hafize Bhamjee Güney Afrikalı bir öğrenci ve aktivist

Adet dönemiyle ilgili ciddi finansal sorunlar var, özellikle de üniversite yıllarında. Kadınların ve kız çocukların hijyenik ürünleri alabilecek durumu olup olmaması bir yana, bu konuda konuşmaları bile mümkün olmadığı için sessizce acı çekiyorlar. Bu insanlık dışı bir şeydir.

Ben ve arkadaşlarım, #WorthBleedingFor [Kanamaya Değer] kampanyamızla bu durumu değiştirmeye çalışıyoruz. Birçok kişi üniversiteye gitmenin zenginlerin faydalanabileceği bir lüks olduğunu düşünüyor ama değil. Yoksullar da üniversiteye gidiyor. Bazı öğrenciler kütüphanede uyurken bazıları da yiyecek yardımı almak için sırada bekliyor. Hijyenik pedlere erişimin olmaması ise büyük bir sorun. Üniversitelere tuvaletlerde hijyenik ped standı koymaları için baskı yapıyor, yerel idarecilerle okullardaki kız çocuklarına ücretsiz ped vermeleri için görüşüyoruz. Kız çocukları da deneyimleri hakkında konuşmaları için teşvik ediyoruz.

İnsanların harekete geçtiğini görmek kendimizi çok iyi hissettiriyor. Değişim yavaş da olsa heyecan verici. Bir grup kız çocuk #WorthBleedingFor kampanyamıza destek olmak için bir video bile çekti. Değişim yarattığımızı bilmek harika bir duygu.

Bu hikaye ilk olarak The Lily sayfasında yayınlanmıştır.