• Dava Gözlem

Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel Davası

ODA TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları hakkında yazılar yazdı, bu kapsamda muhtelif askeri kaynaklarla irtibat kurdu, fikri takip yaptı. Yıldız haber kaynaklarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler ve yayımladığı haberler nedeniyle gözaltına alındı, tutuklandı.

Arka Plan Bilgisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 8 Ekim 2019 tarihli birleşiminde Irak ve Suriye’ye asker gönderilmesi amacıyla hazırlanan tezkereyi onayladı. TBMM’nin 2 Ocak 2020 tarihli birleşiminde ‘Libya’ya asker gönderme tezkeresi’, oy kullanan 521 parlamento mensubunun 332’sinin oyuyla kabul edildi.

ODA TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları hakkında yazılar yazdı, bu kapsamda muhtelif askeri kaynaklarla irtibat kurdu, fikri takip yaptı.

Cumhuriyet Başsavcılığı’na 13 Kasım 2019’da yapılan bir ihbar sonucu “Siyasal ve Askeri Casusluk” kapsamında soruşturma başlatıldı. Müyesser Yıldız’ın irtibat kurduğu astsubay E.B.’nin ve eşinin telefonları Ankara 7.Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararıyla 02.12.2019-02.02.2020 tarihleri arasında dinlendi. Gazeteciler Müyesser Yıldız ve İsmail Zeki Dükel’in telefonları Ankara 7.Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararyıla 09.01.2020 - 09.03.2020 arasında dinlendi. Yıldız ve Dükel, 8 Haziran 2020 sabahı evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alındılar. Dosya hakkında gizlilik kararı verildi. Henüz avukatların bile ulaşamadığı, hakkında gizlilik kararı bulunan dosya içerikleri bazı basın kuruluşlarında yer aldı.

Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği, gazeteci Müyesser Yıldız ve astsubay E.B. hakkında 11 Haziran 2020 tarihinde tutukluluk kararı verdi. Gazeteci İsmail Dükel adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İDDİANAME

Deliller

E.B. hakkında yapılan ihbar, iletişim tespit tutanakları, arama ve el konulma tutanakları, dijital inceleme ve kıymetlendirme raporları, Milli Savunma Bakanlığı’nın konu hakkındaki yazıları ve hak sahiplerinin savunmaları, iddianamede suçun maddi unsurları olarak sıralandı.

Astsubay E.B.

İddianamede E.B.’nin suç isnat edilen tarihte Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1. Taktik Elektronik Harp Tugayı’nda Astsubay Kıdemli Başçavuş olarak görev yaptığı bilgisine yer verildi. E.B.’nin “TSK içerisinde katılmış olduğu toplantıların da genel manada konusunun sınır ötesi askeri harekâtlar olması” nedeniyle bilgilere daha kolay eriştiği, “Genelkurmay Başkanlığı içerisinde istihbarat birimlerinde veya bizzat harekâtta görev alanların dışında hiçbir Genelkurmay personelinin bilmemesi gereken bilgileri görevi ve bağlantılı olduğu personeller vasıtasıyla temin ettiği, bu bilgileri İsmail Zeki Dükel ve Müyesser Yıldız’a aktararak yayımlanmasını sağladığı” iddia edildi.

İddianameye göre, soruşturma kapsamında Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde ifade veren E.B. bilgileri gazeteciye, bilinçli olarak vermediğini söyledi. E.B. iddianameye yansıyan aynı ifadesinde, gazeteci Müyesser Yıldız’la 2015 yılında tanıştığını paylaştı. E.B. meslekte açığa alındığı döneme ilişkin, “Mahkemem için avukat aramak amacıyla Türkiye Emekli Subaylar Derneği’ne gittiğimde KUMPASDER adında bir dernek kurulduğunu öğrendim” dedi, Müyesser Yıldız ile burada tanıştığını belirtti. “Müyesser Yıldız, avukat tanıdıkları olduğunu, bana yardımcı olabileceğini söyledi, bu şekilde telefon numaralarını alarak görüşmeye başladık” dedi.

E.B. ifadesinde, gazeteci İsmail Dükel’e 2015’teki bir televizyon yayınında kullandığı ifadeleri nedeniyle ulaştığını, “kendisini doğru bilgilendirmek için ertesi gün Halk TV'ye görüşmeye gittiğini ve bu şekilde İsmail Zeki DÜKEL ile tanıştığını, İsmail Zeki DÜKEL'e herhangi bir şekilde fiziki olarak bilgi ve belge göndermediğini, kendisinin de bu şekilde bir talepte bulunmadığını”  ifade etti.

Ayrıca; E.B.’nin “yaklaşık 10-12 yıldır Bipolar tedavisi gördüğü”, “yaklaşık 2,5 yıldır Lithuril isimli ilacı kullandığı, Kasımpaşa Asker Hastanesi'nde yaklaşık 10 yıl önce yatarak tedavi gördüğünü” söylediği; “Yüce Türk Adaletine sığındığı” ve “pişman olduğunu” belirttiği, ifade edildi.

Müyesser Yıldız

İddianamede, gazeteci Müyesser Yıldız’ın 10 Haziran 2020’de Ankara Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şubesi’nde ve 11 Haziran 2020’de savcılıkta verdiği ifadeleri şöyle yer aldı: “Yaklaşık 5-6 yıl önce E. B.’nin kendisini telefonla aradığını, telefonunu İsmail Zeki DÜKEL'den aldığını, FETÖ mağduru olduğunu ve kendisiyle görüşmek istediğini söylediğini, kendisiyle ilk kez bu şekilde irtibat kurduklarını, bunun üzerine Ankara'da Tunus Caddesi'nde bulunan Simit Dünyası'nda kendisi ile buluştuklarını, bunun ilk ve son buluşma olduğunu, daha sonra kendisi ile bir daha yüz yüze görüşmediğini ifade etti.

Müyesser Yıldız, kendisinin E.B.’yi aramadığını, aramaların E.B.’den geldiğini söyledi. İddianameye göre Müyesser Yıldız, “(E.B) Aradığında kendince bir şeyler anlattığını, anlattıklarının, açık kaynaklarda yer alan haberlere kendi yorumunu eklediği konular olduğunu, birkaç hususta anlattıklarının doğru olup olmadığını teyit etmek amacıyla kendisine bilgi/belge olup olmadığını, var ise gönderip gönderemeyeceğini sorduğunu, fakat kendisine hiçbir bilgi/belge göndermediğini, bu nedenle görüşme içeriklerinde kendisine söylediği hususlar ile ilgili olarak herhangi bir yazı yazmadığını, bu bilgileri başka kişi veya kuruluşlarla paylaşmadığını, ayrıca paylaşacak gizli bilgiler de olmadığını, internet ortamında, sosyal medyada konuşulan sıradan bilgiler olduğunu, bu süreçte E. B.'ı da az çok tanıdığı için aramalarında kendisini tekrardan aramamasını söylemediğini, genel de E.'ın kendisini aradığını, zaten bir gazeteci olarak kendisini arayan birisine "beni arama" diyemeyeceğini, konuşmaların bütünlüğü göz önüne alındığında tavrının genel olarak "hı, tamam, evet" şeklinde cevap vererek, kısa kesip konuşmayı sonlandırmak olduğunun anlaşılacağını” ifade etti.

Gazeteci Yıldız, tutuklu kaldığı süre boyunca cezaevinden yayımladığı bazı yazılarda kendisine uygulanan soruşturma ve yargı süreçlerine değindi. Yıldız, el konulan telefonundaki bazı mesajlarına dayanılarak emniyet mensupları tarafından kendisine soruşturma konusuyla alakasız bazı soruların yöneltildiğini söyledi.

Yıldız, 26 Haziran 2020’de ODA TV’de yayımlanan yazısında, üç yazısı nedeniyle tutuklandığını belirterek iddialara cevap verdi. E.B’den aldığı bilgilerle yayımlamakla suçlandığı yazılardan biri hakkında şu ifadeleri kullandı, “Libya'daki darbeci Hafter'in yanında görüldüğü bildirilen Türk generallerin kimler olabileceğini yazmıştım. İddianın sahibi, birlikte "casusluk" yaptığım öne sürülen Astsubay E.B. değil, Yunan To Vima Gazetesi idi.” Suçlandığı ikinci yazının “Libya'daki birliğimizin başına atanan korgeneralin kimliğine ilişkin” olduğunu belirten Yıldız “bir korgeneralin gönderileceğini bizzat Erdoğan açıklamıştı. Komutanımızı gizli saklı mı gönderdik ki adının bilinmesi devletin güvenliği açısından sakıncalı bulundu?” ifadelerini kullandı. E.B’den 30 Aralık’ta aldığı bilgilerle kaleme almakla suçlandığı yazının, 23 Şubat 2020 tarihli olduğunu hatırlatan Yıldız, şu ifadeleri kullandı, “Anlaşılan şu: İyimser ihtimalle telefonlarımın dinleme tarih aralığına denk gelen Libya ile ilgili yazılarımın sadece başlığına bakılıp dosyaya konulmuş. Aceleden içeriğine bile bakılmamış. Bakılsa beni "devletin güvenliğini tehlikeye atmak"la suçlarken gerçekte kimi suçladıklarını fark ederlerdi.”

İsmail Dükel

Gazeteci İsmail Dükel Ankara İl Emniyeti, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde 10 Haziran 2020’de ve savcılıkta 11 Haziran 2020’de verdiği ifadede; astsubay E.B.’nin, hatırladığı kadarıyla 2015’te o zaman çalışmakta olduğu Halk TV’ye gelmesi üzerine tanıştığını, söyledi. Bu tarihten sonra herhangi bir yüz yüze görüşmelerinin olmadığını ifade etti.

Dükel E.B. ile telefon görüşmelerinin bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde E.B’yi geçiştirmeye çalıştığını, “sadece dinleyerek "evet, hı" şeklinde cevaplar verdiğinin ortaya çıkacağını”, 40 yıldır gazetecilik mesleğiyle meşgul olduğunu ve hiçbir haberinin tekzip edilmediğini söyledi.

İstenen Cezalar

İddianamede; astsubay E.B., gazeteciler Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel’ın “zincirleme olarak devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama" suçlamasıyla 6 yıl 3 aydan, 17 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep ediliyor.

Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi 28 Eylül 2020’de kabul etti.