Muhalif lider Maryia Kalesnikava'yı serbest bırakın



İMZACI OLUN

Belarus Cumhuriyeti Başsavcısı Andrey Shved

Sayın Başsavcı,

Size, Maryia Kalesnikava’nın devam eden tutukluluk hali ve Ceza Kanunu Madde 361 (Ulusal güvenliğe zarar vermek için eylem çağrısı yapmak) gereğince haksız bir şekilde yargılanması hakkında yazıyorum.

Maryia Kalesnikava, suç niteliği uluslararası hukukta kabul gören hiçbir suç işlememiştir ve yalnızca ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma haklarını kullandığı için yargılanmaktadır. Kalesnikava’nın yargılanmasının iç hukukta hiçbir dayanağı yoktur ve bu dava Belarus’un uluslararası yükümlülüklerinin ihlal etmektedir. Yetkilileri eleştirmek, barışçıl protestoya katılmak veya barışçıl protesto düzenlemek herkesin insan hakkıdır ve bunlar devlete karşı işlenmiş suçlar değildir.

Maryia Kalesnikava’nın davası, Belarus’ta insan haklarını barışçıl şekilde kullandığı için uydurma suçlamalarla yargılanan onlarca kişinin sembolüdür. Bu kişilerin tamamı düşünce mahkumudur ve hepsi derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır.

Yukarıda belirttiğim hususlar ışığında, size,

  • Maryia Kalesnikava ve diğer tüm Belaruslu düşünce mahkumları hakkındaki ceza soruşturmalarına son vermeniz ve bu kişilerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını sağlamanız;
  • Maryia Kalesnikava’nın kaçırılması dahil olmak üzere bildirilen tüm insan hakları ihlallerine, kişi hürriyetinden hukuka aykırı şekilde yoksun bırakma ve keyfi gözaltı vakalarına ve siyasi aktivistlere yönelik cezai suçlamalar icat edilmesine yönelik hızlı, etkin ve bağımsız soruşturmalar yürütmeniz ve bu ihlallerde sorumluluk taşıyan herkesin adil yargılanmak üzere adalet önüne çıkarılmasını sağlamanız için çağrı yapıyorum.

Saygılarımla,


Maryia için hemen şimdi harekete geç, imzacı ol!

Muhalif lider Maryia Kalesnikava, 7 Eylül’de Belarus yetkilileri tarafından kaçırıldı. 16 Eylül’de Belarus’tan sınır dışı edilmeye karşı çıkması üzerine gözaltına alındı ve “ulusal güvenliğe zarar vermek” ile suçlandı. Yetkililer, Maryia’yı ibret olması için ve onu direniş, haysiyet ve cesaret sembolü olarak gören tüm barışçıl protestocuları ikaz etmek için hızla yargılamak istiyor. Maryia Kalesnikava düşünce mahkumudur ve derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalıdır. 

Arka Plan

Profesyonel müzisyen ve bir kültür merkezinin eski sanat yönetmeni olan Maryia Kalesnikava, mayıs ayındaki seçimlerde devlet başkanı adayı Viktor Babariko’nun kampanyasına katıldı. Kalesnikava, 9 Ağustos’taki devlet başkanlığı seçimleri öncesinde Viktor Babariko ile bir diğer güçlü aday Sergei Tikhanovski’nin gözaltına alınmasının ardından muhalefetin liderlerinden biri haline geldi. Maryia Kalesnikava ile Svetlana Tikhanovskaya ve Veronika Tsepkalo, görevdeki devlet başkanı Aleksand Lukaşenko’ya seçimlerde meydan okumak üzere üç kişilik kadın grubunu kurdu ve Lukaşenko’ya karşı oyları kitlesel çapta harekete geçirdi. Veronika Tsepkalo zulme uğramaktan kaygı duyduğu için 9 Ağustos’ta Belarus’tan ayrıldı. Svetlana Tikhanovskaya’nın da 10 Ağustos’ta zorla sürgün edilmesinin ardından Maryia Kalesnikava Belarus’taki en önemli muhalif lider haline geldi. Birçok sokak protestosuna en önde katıldı, hak ihlalleri işleyen polis memurlarıyla defalarca karşı karşıya geldi, medyaya sayısız röportaj verdi ve keyfi olarak gözaltına alınan ve gözaltında işkence ve diğer türde kötü muameleye maruz kalan kişileri desteklemeye devam etti.

Seçimler sonrasında muhaliflerin kurduğu Koordinasyon Konseyi’nin yedi kişilik Yürütme Kurulu’nun (Presidium) üyesi olan Maryia Kalesnikava 7 Eylül sabahı, Koordinasyon Konseyi’nin önde gelen diğer iki üyesi, Anton Radniankou ve Ivan Krautsou ile aynı zamanda kaybedildi. Görgü tanıkları Kalesnikava’nın sivil giyimli bir grup maskeli erkek tarafından üzerinde “İletişim” yazan bir araca bindirildiğini gördü. O gün boyunca yetkililer, bu kişilerin akıbeti ve nerede tutulduğu hakkında hiçbir bilgi vermedi. 8 Eylül sabahı Ukrayna yetkilileri resmi bir açıklama yaparak, Anton Radniankou ve Ivan Krautsou’nun Ukrayna’ya girdiğini doğruladı. Daha sonra medyada yer alan haberlerde, bu iki kişinin kendi isteklerine aykırı şekilde Belarus’tan çıkmaya zorlandığı ortaya çıktı. Ayrıca, Maryia Kalesnikava’nın da onlarla birlikte olduğu ancak Ukrayna’ya sınır dışı edilmeye karşı koyduğu ve bunun için pasaportunu yırttığı anlaşıldı. Belarus yetkililerinin inkar etmesine rağmen geniş kesimler Kalesnikava’nın gözaltına alındığını düşünüyordu. Belarus yetkilileri, kaybedilmesinin üzerinden 48 saatten uzun süre geçtikten sonra, 9 Eylül’de Kalesnikava’nın nerede tutulduğunu açıkladı. Mazır şehrinde sınır koruma görevlileri tarafından alıkonulduktan sonra, önce başkent Minsk’te, sonrasında da başkentten uzaktaki Jocina’da bir gözaltı merkezine sevk edildi. Jocina’daki gözaltı merkezinin önünde kalabalık gruplar düzenli olarak toplanıyor ve Maryia Kalesnikava’nın serbest bırakılmasını istiyor. Ceza Kanunu Madde 361 (“Ulusal güvenliğe zarar vermek için eylem çağrısı yapmak”) gereğince şüpheli sıfatıyla halen tutuklu bulunan Kalesnikava, suçlu bulunduğu takdirde beş yıla kadar hapis cezasına mahkum edilebilir.

Maryia Kalesnikava, seçimlerle bağlantılı olarak yargılanan tek kişi değil. Seçimlerden önceki gün bile Aleksandr Lukaşenko’ya muhalif olan onlarca kişi uydurma suçlamalarla gözaltına alındı. Sergei Tikhanovski, Viktor Babariko, Paval Sieviaryniec ve Vitaly Shklyarov da bu kişiler arasındaydı. Lukaşenko’nun seçim zaferini resmen ilan etmesinin ardından 9 Ağustos’ta protestolar başlayınca yetkililer protestocuları bastırmak istedi. Çevik kuvvet ekipleri barışçıl kalabalıkları dağıtmak için plastik mermiler sıktı, ses bombaları attı, tazyikli su ve tahriş edici kimyasal maddeler kullandı. Protestoların ilk haftasında 7 bin civarında protestocu gözaltına alındı ve birçoğu aşırı kalabalık gözaltı merkezlerinde dövüldü, aşağılandı, işkenceye veya diğer türde kötü muameleye maruz kaldı. O tarihten beri binlerce barışçıl protestocu da benzer bir şiddete uğradı. Protestoların liderleri gözaltına alındı veya ülkeden çıkmaya zorlandı.