LGBTİ+ Hakları



Ayrımcılık, insanlara eşitlik ilkelerine aykırı bir şekilde sadece kim oldukları veya neye inandıklarına göre farklı davranmaktır. Irksal, etnik ve ulusal aidiyetimiz, mensup olduğumuz sınıf, kast ve dini inancımız, cinsiyetimiz, dilimiz, cinsel yönelimimiz ve toplumsal cinsiyet kimliğimiz, yaşımız ve sağlık veya başka bir değişkene göre durumumuz her ne olursa olsun hepimiz eşit haklara sahibiz. Fakat hala “farklı” bir gruba ait oldukları için zulme uğrayan insanların yürek yakan hikayelerini sıklıkla duyuyoruz.

Uluslararası Af Örgütü’nün çalışmaları, ayrımcılık yapmama ilkesine dayanır. Dünyanın her yerinde ayrımcılığa uğrayan topluluklarla çalışarak ayrımcı yasaları değiştirmek ve insanları korumak için mücadele ediyoruz.

Uluslararası Af Örgütü, cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği her ne olursa olsun bütün insanların İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde tanımlanan tüm insan haklarına erişimi olması gerektiğini savunur. Cinsel yönelimi ya da cinsiyet kimliği çoğunluğa uymayan kişiler sıklıkla ayrımcılık veya istismarın meşru hedefi haline getiriliyor. Tüm dünyada milyonlarca insan, cinsel yönelimleri ya da cinsiyet kimlikleri nedeniyle infaz ediliyor, cezaevine konuyor, işkence görüyor, şiddete ve ayrımcılığa uğruyor. Dünyada hala 76 ülke yetişkin eşcinseller arasındaki cinsel ilişkiyi suç olarak tanımlıyor ve 10 ülkede verilen en ağır ceza ölüm cezası olabiliyor. 23 Avrupa ülkesi, zorunlu kısırlaştırma işlemini trans kimliklerin yasal olarak tanınmasının ön koşulu olarak tanımlıyor.

Lezbiyen Gey Biseksüel Trans ve İnterseks (LGBTİ+) Onur Yürüyüşleri

Dünyanın bir çok yerinde LGBTİ+ Onur Yürüyüşleri her yıl düzenlenmektedir. Fakat hala bazı devletler LGBTİ+’ların toplanma ve ifade özgürlüklerine sınırlamalar getiriyor ve Onur Yürüyüşleri şiddet kullanılarak engelleniyor. Ayrımcılığa karşı yürütülen çalışmalar kapsamında, risk altında olan Onur Yürüyüşlerinin engelsiz bir şekilde gerçekleşmesi için Uluslararası Af Örgütü kampanyalar düzenler ve yürüyüşleri gözlemleyerek raporlar. Uluslararası Af Örgütü, Onur Yürüyüşü ve etkinliklerinin yasaklandığı ya da homofobik/transfobik grupların şiddetli saldırılarına karşı yeterli koruma sağlamadan izin verildiği Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde ifade ve toplanma özgürlüğü haklarının ihlal edildiğini belgelerle kanıtlandı. Avrupa genelinde, homofobik ve transfobik saldırılar hala endişe verici bir sıklıkla meydana geliyor.

Türkiye’de ise Onur Yürüyüşleri İstanbul’da 2003’den bu yana her yıl gerçekleştiriliyordu. Türkiye yetkililerinin homofobik ve transfobik söylemlerine ve cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığın kanunlarla yasaklanmasını reddetmelerine rağmen, Türkiye’deki LGBTİ+ gruplar keyfi kısıtlamalar olmadan, 2013 yılında olduğu gibi İstanbul’da yaklaşık 90 bin kişinin katılımıyla barışçıl toplanma haklarını kullanabiliyordu. Ancak 2015 yılında İstanbul Onur Yürüyüşü’nün engellenmesi ile bu özgürlükler kısıtlanmaya başlandı. Polis biber gazı, tazyikli su, biber gazlı plastik top mermilerin kullanımı da dâhil olmak üzere barışçıl yürüyüşçülere yönelik aşırı ve gereksiz güç kullandı. İstanbul’daki yetkililer Türkiye’de LGBTİ+ ve destekçileri tarafından düzenlenen ve tarihsel olarak en büyük etkinlik olan İstanbul Onur Yürüyüşü’nü 2016 ve 2017’de de üst üste temelsiz gerekçelerle yasakladı.

Onur Yürüyüşü’nün son yıllarda tekrar tekrar engellenmesi ise yetkililerin muhalif görüşlere ve farklılığa karşı hoşgörüsüzlüğünün, Türkiye’de insan hakları durumunun genel olarak kötüye gidişatının ve de yetkililerin LGBTİ+ haklarını korumaktaki başarısızlığının bir örneği daha oldu. LGBTİ+ ve destekçilerine yönelik benzer baskı ve yasaklamalar Türkiye’nin farklı illerinde de LGBTİ+’ların ifade ve toplanma özgürlüğünün engellenmesine yol açmaktadır.

Emniyet görevlileri, Onur Yürüyüşü katılımcılarının barışçıl bir şekilde yürüyüş yapmasının engellenmemesini ve katılımcıların haksız ve aşırı güç kullanımına maruz kalmamasını sağlamalıdır. Barışçıl toplanma hakkı devlete, yeterli güvenlik önlemlerini almak da dâhil olmak üzere belirli yükümlülükler getiriyor. Bu kapsamda, barışçıl toplanmaların gerçekleşmesini güvence altına almak yetkililerin görevi olarak değerlendiriliyor. Türkiye, Onur Yürüyüşlerini yasaklamak yerine korumalıdır.

Türkiye’de LGBT hakları alanında yaptığımız araştırma ve raporumuz için tıklayınız: 'Ne Bir Hastalık Ne De Bir Suç': Türkiye'de Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Trams Bireyler Eşitlik İstiyor

LGBTİ+ hakları insan haklarıdır.

Cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimi ne olursa olsun, herkes eşit haklara sahiptir.