Hayri Demir Davası

[SCROLL DOWN FOR ENGLISH]

Gazeteci Hayri Demir hakkında “terör örgütüne üye olma” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarını ihtiva eden 16/05/2019 tarihli iddianame Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 

Arka Plan Bilgisi 

Ankara’da yaşayan gazeteci Hayri Demir’in evine 28/02/2016’da hırsız girdi.  Demir’in şikâyeti üzerine akşam 20:00 sularında eve gelen Olay Yeri İnceleme ekipleri evde inceleme yaptı. Hırsızlık olayına ilişkin soruşturmada Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “daimi arama kararı” çıkartılsa da soruşturmada herhangi ilerleme sağlanamadı. 

Demir’in beyanına göre, evden sadece fotoğraf makinesi ve 2 SD kartı çalındı. Çalınan SD kartlar PYD ile IŞİD arasında yaşanan çatışmalar ile ilgili 2015 yılında Suriye’de gerçekleştirilmiş röportajları ve görselleri içeriyordu. 

Gözaltı 

Hırsızlık olayından bir yıl sonra 16/03/2017’de Demir gözaltına alındı. Sekiz günlük gözaltı sürecini Ankara’da bir spor salonunda, haklarında muhtelif terör soruşturmalarından işlem yapılmış 150’yi aşkın kişiyle birlikte geçirdi. 

Soruşturma ve Dava Süreci  

Hırsızlık olayından 26 ay sonra düzenlenen iddianameye göre, hırsızlık olayının ertesi günü kartları “sokakta bulduğunu” bulduğunu beyan eden bir şahıs “kartların içerisinde ne olduğunu merak edip” kart içeriklerini “evde izledi.” Kartlarda suç unsurları bulunduğuna kanaat getiren şahıs, Esat Polis Merkezi Amirliği’nde “tanıdığı polis memuruna bu malzemeleri teslim etmek amacıyla gittiğinde,” yolda tanıdığı polisle karşılaştı. Kartların bu polise elden teslim edilmesiyle soruşturma başlamış oldu. 

Düzenlenen iddianamede Demir’in sosyal medya hesabına ait 12 görsel, kişisel internet sitesindeki yazıları ve bahsi geçen SD karttaki -Suriye’nin kuzeyinde kaydedilmiş- görüntüler suçun maddi unsurları olarak yer alıyor. 

Dava dosyasında, 2 SD kartın kolluk birimlerine nasıl ulaştığına dair 2 farklı anlatı mevcut. Bunlardan birinde, “yaşı küçük iki çocuğun yol kenarında hafıza kartı buldukları ve sahibini bilmediklerini beyanla (kartların) görevlilere teslim edildiği” belirtiliyor.  Diğerindeyse, kartların polise teslimi sırasında çocukların olmadığı, “okul çıkış saati olması dolayısıyla yakınımda bulunan yaşı küçük çocukların benimle birlikte hafıza kartlarını bulmuş olabileceği değerlendirilmiştir.” ifadelerine yer verilmiş. 


Hayri Demir Trial

The indictment dated 16 May 2019, charging journalist Hayri Demir with “membership to a terrorist organization” was accepted by Ankara 15th Heavy Penal Court.

Background Information

A thief broke in Hayri Demir’s house in Ankara on 28 February 2016. Upon Demir’s complaint, a Crime Scene Investigation team came around 8 p.m. to his flat to search and collect the pieces of evidence. Despite the “permanent search warrant,” issued by the Office of the Chief Prosecutor, there has been no progress in the investigation.

According to Demir’s account, only his camera and two SD Cards were stolen from the house. The stolen cards contained interviews and other visuals related to the battles between the Democratic Unity Party (PYD) and the Islamic State (ISIS) which had been recorded in Syria in 2015.

Detention

A year after the incidence of theft, Demir was detained on 16 March 2017. He spent 8 days in detention with over 150 other suspects who were under investigation for several terror-related charges.

Investigation and Prosecution Process

According to the indictment which was prepared 26 months after the theft, a third person who stated that “he had found the cards on the street and got curious about their contents” watched them “in his house.” Having been convinced that the contents constituted a crime, he got on the way to Esat Police Station “to deliver these objects to the police officer that he personally knew” when he came across that police on the way. Upon delivery of the cards, the investigation began.

In the indictment, 12 visuals from Demir’s social media account, articles from his personal web page and the tapes which were filmed in the north of Syria are referred as the material elements of the crime.

There are two different narratives in the case file over how these two SDs reached to the law enforcement officers. According to the first, “two underaged children found a memory card and, stating they didn’t know the owner, (cards) were submitted to the officers.” In the second, which points that there were no children during the delivery, it is stated that “because it was departure time from schools, the underaged children around might possibly have found the memory cards with me.”