YK Başkanımız, Direktörümüz ve Tüm Hak Savunucusu Arkadaşlarımız Serbest Bırakılmalı



Onlar hayatlarını bizim haklarımız için mücadeleye adadılar. Şimdi onların hakları için harekete geçme sırası bizde.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü İdil Eser'inde aralarında bulunduğu 10 insan hakları savunucusu 5 Temmuz'da İstanbul'da katıldıkları bir insan hakları çalıştayı sırasında polis tarafından gözaltına alındı. Aralarından sekiz kişi yargılanmak üzere tutuklanarak cezaevine gönderildi, diğer iki kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hak savunucuları, tamamıyla temelsiz bir şekilde, ‘‘terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’’ ile suçlanıyorlar.

Hak savunucularının tutuklanmaları, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın ‘‘silahlı terör örgütü’’ üyeliği gibi absürt bir şüpheyle gözaltına alınarak tutuklanmasından neredeyse bir ay sonra gerçekleşti. Kılıç, 6 Haziran'da gözaltına alındı ve 10 Haziran'da tutuklandı.

Bu cesur hak savunucuları, insan haklarına olan inançlarından başka hiçbir neden olmaksızın tutuklandılar. Onlar parmaklıklar ardındayken bizler onlar için yürüyor olacağız. Onlar susturulurken biz, onlar için konuşacağız. Çünkü insan haklarını savunmak suç değildir!

Sen de bize katıl, tutuklu hak savunucularının serbest bırakılması ve tümü hakkındaki suçlamaların düşürülmesini beraber talep edelim.



Hak Savunucuları Serbest Bırakılmalı



‘‘Şiddetsizlik ilkemize ve yalnızca ülkelerin yasal çerçevesi içinde faaliyet gösteren kurumlarla çalışma prensibimize derinden bağlıyız.’’     
(8 Temmuz 2017, Vatan Emniyet Müdürlüğü, İstanbul)

Elektrik mühendisliği ve robot teknolojisi alanında ileri düzey eğitim aldı. ABD’de işkence mağdurlarına doğrudan destek sağlayan ve bu alanda uluslararası kampanyalar yürüten İşkence Mağdurları Merkezinde (CTV- Minneapolis) çalıştı. Merkezin Bilişim Teknolojisi münün yöneticiliğini yürüttüğü dönemde, “İnsan Hakları için Yeni Taktikler” projesine katkıda bulundu. Taktiksel Teknoloji Kolektifi (Tactical Technology Collective) bünyesinde, insan hakları savunucularının dijital strateji ve güvenlik konusundaki araç ve kaynaklara erişimini kolaylaştırmayı hedefleyen “Mahremiyet ve İfade” başlıklı programı yönetti. Son üç yıldır insan hakları alanında çalışan çeşitli STK’lara bilişim teknolojisi konusunda eğitmen ve danışman olarak destek veriyor. İnsan hakları savunucularına kaynak oluşturan birçok yayında Ali Ravi mahlasıyla kaleme aldığı yazıları bulunuyor.



"Türkiye'de önde gelen insan hakları savunucularını saçma suçlamalarla gözaltına almak ve hayatları boyunca şiddet karşıtı olan insanları silahlı terör örgütü üyeliğiyle suçlamak yalnızca Türkiye'ye özgüdür. Biz iyiyiz ama desteğinize ihtiyacımız var."
(9 Temmuz 2017, Vatan Emniyet Müdürlüğü, İstanbul)

Akademisyen ve avukat. İhraç edilmeden önce Başkent Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi öğretim görevlisiydi. Akademik olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) üzerine Türkiye’de ilk çalışan isimlerden. Türkiye’nin, UCM’nin kuruluş belgesi olan Roma Sözleşmesi’ni imzalamasını savunuyor ve nefret suçları hakkında sivil toplum çalışmaları yürütüyor. Kurşun, Uluslararası Af Örgütü aktivisti ve İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi.



"Güzel bir dünyada barış içinde yaşamayı hepimiz hak ediyoruz. Hak mücadelesinin bir parçası olmak çok güzel. Hep dayanışmak dileğiyle..."
(8 Temmuz 2017, Vatan Emniyet Müdürlüğü, İstanbul)

2 Mayıs 2016'dan bu yana Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü olarak görev yapıyor. Daha önce TEMA Vakfı, Tarih Vakfı, Yurttaşlık Derneği (eski adıyla Helsinki Yurttaşlar Derneği), Sınır Tanımayan Doktorlar gibi sivil toplum örgütlerinde de çeşitli pozisyonlarda çalışmalar yürüttü. İnsan hakları konuları üzerine raporlar yazdı, projeler yürüttü, strateji ve programlar geliştirdi. Sivil Toplum-Kamu İşbirliği (SKIP) projesinde ağ oluşturma uzmanı olarak çalıştı. Bilgi Üniversitesi'nin yürütülen STK Yüksek Lisans Programı'nın pilot projesi kapsamında sivil toplum kuruluşları çalışanlarına proje bütçesi hazırlama dersleri verdi. Serbest çevirmen olarak da uzun süre çalıştı. İdil dünyanın bütün kedilerini çok seviyor.





"Hayatım, kadınların eşitliği ve özgürlüğü, herkes için adalet ve mücadele ile geçti. Hem verdiğim mücadelenin haklılığına, hem de birlikte yürüdüğüm insanlara inanarak devam ettim. Şimdi bir kez daha görüyorum ki ne kadar gerekli ve önemli bir mücadele bu. Az değiliz, küçük değiliz. Bu mücadeleyi, kadınlar eşit ve özgür olana, herkes için adalet gerçekleşene kadar devam ettirmekten onur duyarım.”

(8 Temmuz 2017, Vatan Emniyet Müdürlüğü, İstanbul)

Ankara Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Aynı üniversitenin kadın çalışmaları yüksek lisans bölümüne özel öğrenci olarak devam etti. Çeşitli kadın örgütlenmeleri içinde aktif yer alıyor. Ankara Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) Başkanlığını yaptı; Avrupa Kadın Lobisi Türkiye Koordinatörlüğünü ve Kadın Koalisyonu Koordinatörlüğünü yürüttü. Toplumsal cinsiyet ve yerel siyaset üzerine çalıştı. Halen Kadın Koalisyonu'nun yerel eşitlik izleme çalışmalarında yer alıyor ve yerel yönetimlerin çalışmalarının cinsiyet eşitliği açısından izlenebilmesi için özgün bir model geliştirmek için uğraşıyor. Kitapları: "'Sıcak Aile Ortamı': Demokratikleşme Sürecinde Kadın ve Erkekler"; "Bir de Buradan Bak: Cinsiyet Eşitsizliği Bir 'Kadın Sorunu' Değil Toplumun Sorunudur"; "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Hesaba Katabiliyor muyuz?", "Boşuna mı Okuduk?"; "Trabzon'u Anlamak".



"Hayatım boyunca şiddetin her biçimine karşı durdum ve insan hakları için çalıştım. İnsan hakları ihlallerine karşı dayanışmanın önemine inandım. Bu süreçte tanımadığım pek çok genç avukat ziyaretime geliyor, destek veriyor. Durduğum yerin doğruluğunu, dayanışmanın gücünü bu kez buradan görüyorum ve kendimi kocaman bir ailenin içerisinde hissediyorum."
(12 Temmuz 2017, Vatan Emniyet Müdürlüğü, İstanbul)

2002 - 2004 dönemi İzmir Barosu Yönetim Kurulu üyesi olarak AB’nin desteklediği "İşkencenin Önlenmesinde Hukukçuların Rolü" projesini yürüttü. RUSİHAK'ın (Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği) psikiyatri hastanelerinin ve bakım merkezlerinin insan hakları bakımından izlenmesi projelerini yürüttü. Baronun yürüttüğü çocuk cezaevlerindeki şiddetin önlenmesi çalışmaları, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) İşkenceye Sessiz Kalma projesi, İnsan Hakları Ortak Platformu’nun (İHOP) yürüttüğü kadına yönelik şiddetin izlenmesi, yargının izlenmesi, ayrımcılığın izlenmesi projelerinde uzman olarak görev yaptı, bu çalışmalar kapsamında izleme rehberleri hazırlayarak yayımladı.



1986’dan bu yana insan hakları savunuculuğu yapıyor. İnsan Hakları Derneği yönetim kurullarında yer alan Nejat Taştan, İHD’de genel saymanlık (2002-2004) ve genel sekreter yardımcılığı (2004-2006) yaptı. Türkiye İnsan Hakları Vakfı Kurucular Kurulu üyesi. İnsan hakları ve ayrımcılık alanlarında çalışan birçok sivil toplum örgütünün yönetim ve danışma kurullarında yer aldı. Irk, etnik köken, din ve inanç ayrımcılığı, engelli hakları, barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı başta olmak üzere birçok hak ve özgürlük alanında uzmanlığı bulunuyor. Bağımsız Seçim İzleme Platformu kapsamında 2011’den itibaren Türkiye’de yapılan her seçimin izleme çalışmalarında aktif rol aldı. Kurucu üyesi olduğu Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nde 2010'dan bu yana genel koordinatörlük görevini sürdürüyor.



"Hem ulusal hem de uluslararası insan hakları topluluğundan gördüğümüz olağanüstü dayanışma sayesinde, bugüne dek gücümüzü yitirmeden durabiliyoruz. Kendimize, yaptığımıza, verdiğimiz hak mücadelesine olan inancımızı zaten hiç yitirmedik ama yanımızda durmanız içeride daha da dayanıklı olmamızı sağlıyor."
(24 Ağustos 2017, Silivri Cezaevi)

Çok sayıda insan hakları kuruluşunda uzun yıllar savunuculuk ve kampanya çalışmaları yürüttü. Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye’de kurulmasını sağlayan kişilerden ve Yurttaşlık Derneği (eski adıyla Helsinki Yurttaşlar Derneği) kurucu üyesi. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nde iki dönem başkanlık yaptı ve basın şefi olarak görev aldı. Helsinki Yurttaşlar Derneği Mülteci Destek Programı koordinatörlüğü yaptı. Bianet Bağımsız İletişim Ağı’nda Koordinatör olarak çalıştı. Hrant Dink Vakfı Ödül Komitesinde uzun yıllar yer aldı. Serbest çevirmen olarak çalışıyor, çaysız yaşayamıyor.



‘‘İnsan hakları savunucularını ve kurumlarını desteklemek suç değil, haktır.’’
(8 Temmuz 2017, Vatan Emniyet Müdürlüğü, İstanbul)

Berlin’de siyaset bilimi eğitimi aldı. Mozambik’te çocuk askerlerin topluma kazandırılmasına yönelik çalışmalar yaptı. Kalkınma politikalarına odaklanan Berlin merkezli INKOTA Ağı’nın Mozambik sorumlusu olarak çalıştı. Bir şiddetsizlik eğitmeni olarak Steudtner’in uzmanlığı, ‘‘zararsızlık’’ yaklaşımı, ayrımcılık karşıtlığı çalışmaları ve çatışma durumlarında travma ve stres yönetimine odaklanıyor. 2011’den bu yana Şiddete Dayalı Olmayan Eylem Konusunda Eğitim ve Ağ Oluşturma Merkezi “Kurve Wustrow” (Almanya), Spino Fante (Güney Afrika) ve Stella Tamang’da (Nepal) uluslararası eğitimler veriyor. Ali Gharavi, Craig Higson-Smith ve Daniel Ó Cluanaigh ile birlikte insan hakları çalışmaları bağlamında güvenliğin fiziksel, psikososyal ve dijital yönleri arasındaki bağlantıyı ele alan ‘‘bütüncül güvenlik’’ el kitabını yazdı. Mozambik’te yerel bir grupla iş birliği içerisinde, toprağın gasp edilmesi, tarımsal kalkınma ve çevre ve insan haklarıyla ilişkili çatışmalar üzerine sayısız belgesel film çekti.



İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği’ne (MAZLUMDER) Mart 2017’de kayyum atanması ve ardından 24 şubesinden 16’sının kapatılmasının ardından kurulan Hak İnisiyatifi’nin üyesi. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden yeni mezun oldu ve Diyarbakır Barosu'nda avukatlık stajına devam ediyor. İnsan hakları alanında yaklaşık dört yıldır çalışıyor. Hak İnisiyatifi’nde aktif olarak insan hakları savunuculuğuna devam ediyor. Aynı zamanda Diyarbakır Barosu'nun İnsan Hakları Birimi'nde çalışıyor. Özbekli, toplantıya Hak İnisiyatifi adına katkı sunmak ve eğitimin sonuçlarını Hak İnisiyatifi üyeleri ile paylaşmak üzere katılmıştı.



Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi kurucu üyelerinden olan Taner Kılıç 1991 yılı Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 1993 yılından bu yana İzmir’de serbest avukatlık yapıyor. Türkiye Şubesi'nin 5 yıl boyunca gönüllü mülteci koordinatörlüğünü yürüttü. Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci Der) kurucularından ve 2008-2014 yılları arasında derneğin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttü. 2002 yılından bu yana Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu'nda yer aldı ve 2014 yılından bu yana yönetim kurulu başkanlığı yürütüyor. İltica ve göç hukuku üzerine barolar ve sivil toplum nezdinde eğitim çalışmaları, değişik dergi, gazete, site ve kitaplarda makale ve yazıları oldu.  İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu, TBB Mülteci Hakları Çalışma Grubunda aktif olarak yer aldı. 



"İnsan hakları aktivisti ve insani yardım dernekleri çalışanı olarak son süreçte maruz kaldığım gözaltı ve asılsız suçlamalardan dolayı ne kadar doğru bir mecrada mücadele ettiğimi görmüş oldum. İnsan hakları, hiç kimseyi ayırt etmeksizin, hemen şimdi!"
(9 Temmuz 2017, Vatan Emniyet Müdürlüğü, İstanbul)

Gazi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi lisans bölümünü bitirdi. Halen Gaziantep Üniversitesi’nde İngiliz Dil ve Edebiyatı bölümünde öğrenimine devam ediyor. 2009'dan bu yana İnsan Hakları Gündemi Derneği yürütme kurulu üyesi ve 2010'dan bu yana da Uluslararası Af Örgütü üyesi. İnsan hakları, milliyetçilik, siyaset teorisi, toplumsal hareketler, liberal düşünce, demokrasi teorileri ve sivil toplum konularıyla akademik olarak ilgileniyor. 2010’dan bu yana çeşitli sivil toplum kuruluşlarında profesyonel olarak çalışıyor. Mayıs 2016’dan bu yana BM Dünya Gıda Programı’nda Program Ortağı olarak çalışmakta.


 
Hak savunucusu arkadaşlarımız ve çalışanlarımız serbest bırakılana kadar pes etmeyeceğiz! 



Direktörümüz İdil Eser doğum gününü haksız yere tutulduğu cezaevinde geçirdi.

 



Genel Sekreterimiz Salil Shety, Direktörümüz İdil Eser'i cezaevinde ziyaret etti.



Taner Kılıç ve İdil Eser'e özgürlük