Çorlu Tren Faciası Adalet Nöbeti Davası

Arkaplan Bilgisi

8 Temmuz 2018’de Uzunköprü - Halkalı seferini yapan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’na (TCDD) ait 6 vagonlu trenin 5 vagonu, saat 17:15’de raydan çıktı. 7’si çocuk 25 kişi hayatını kaybetti. Yaralanan 318 kişinin 123’ü muhtelif hastanelerde tedavi edildi.

Kazadan sonra Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Kazanın ertesi günü ikisi makinist beş görevli ifadeye çağrıldı.

Kazadan 3 ay sonra, düzenlenen bilirkişi raporu savcılığa sunuldu. Raporda, TCDD 1. Bölge Müdürlüğü Halkalı 14. Demiryolu Bakım Müdürlüğü Demiryolu Bakım Müdürü, Çerkezköy 143. Yol Bakım Şefliği Yol Bakım ve Onarım Şefi, Köprüler Şefi ve Hat Bakım Onarım Memuru’nun “asli kusurlu” olduğu ileri sürüldü.

Hayatını kaybedenlerin yakınları 16 Kasım’da avukatları aracılığıyla, daha üst düzey yetkililerin sorumluluğunu içermemesi gerekçesiyle bilirkişi raporuna itiraz ettiler. Raporu kaleme alan bilirkişi heyetindeki 2 kişinin 2004’te Pamukova’da 41 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasınına açılan davanın bilim heyetinde de yer almış olmasına aileler tepki gösterdi. 

28 Şubat 2019’da Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı siyasiler, bürokratlar, TCDD’nin üst yönetiminde yer alan kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Aileler, karara itiraz ettiler. 

Adalet Nöbeti

Aileler, 19 Nisan’da “Çorlu Tren Katliamı Aileleri” olarak Çorlu Adliyesi önünde Adalet Nöbeti başlattılar.

Çorlu 2. Sulh Ceza Hakimliği 25 Nisan’da ailelerin itirazını reddetti.

Aileler, “Adalet Nöbeti’ne 17 Mayıs’ta İstanbul Sirkeci Garı’nda devam ettiler ve 30 Mayıs’ta bilirkişiler hakkında “görevi kötüye kullanmak” isnadıyla suç duyurusunda bulundurlar.

12 Haziran’da içinde hayatını kaybedenlerin aileleri ve milletvekillerin müteşekkil yaklaşık 20 kişiden grup;, siyasiler, bürokratlar, TCDD’nin üst yönetiminde yer alan kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmek üzere Ankara’daki Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) önüne geldiler. Ailelerin AYM giriş kapısı önünde yapmak istedikleri basın açıklamasına 100 kadar Çevik Kuvvet polisi tarafından biber gazı ve kalkanlar marifetiyle müdahale edildi. 

Trende hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel’in dedesi Mehmet Öz müdahale sırasında fenalaştı. Ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Basın açıklamasına katılanlar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Dava Süreci

AYM önündeki basın açıklamasına ilişkin soruşturma 12 Aralık’ta tamamlandı.

3’ü hayatını kaybedenlerin avukatı, 3’ü trenin faciası sonucu hayatını kaybedenlerin aileleri ve 1'i ailelere destek için gelen toplam 7 kişi hakkında “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünde Görevlendirilenlerin Görevlerini Yapmalarına Engel Olma” suçlamasıyla iddianame düzenlendi.

İddianamede, “meydana gelen tren kazasında hayatını kaybeden şahısların yakınlarından oluşan bir grubun Anayasa Mahkemesi önünde "ÇORLU TREN KATLİAMI AİLELERİ ADALET ARIYORUZ" adı altında gerçekleştirilen bir eylem düzenledikleri, eylem sırasında Anayasa Mahkemesi önünde bulunan bulvarın trafiğe kapandığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Şube Müdürlüğüne bağlı emniyet mensuplarınca trafiği açmak ve eylem yapan şahısları yolun karşı tarafına geçirmek amacıyla barikat kurulduğu, ancak eylemci şahısların barikat kuran polis memurlarına mukavemeti sonucu müşteki polis memurlarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, dosya içerisinde mevcut görüntülerden de anlaşılacağı üzere şüphelilerin müşteki polis memurlarına mukavemette bulunan grup içerisinde bulundukları” ifadelerine yer verildi.

Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25 Aralık 2019’da iddianameyi kabul etmesiyle 7 kişi hakkında dava açıldı.

 

1. Duruşma

8 Temmuz 2018’de Çorlu’da raydan çıkan TCCD treninde hayatını kaybeden 25 kişinin 7 aile ferdi ve avukatlarına “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünde Görevlendirilenlerin Görevlerini Yapmalarına Engel Olma” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 4 Mart 2020’de Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Hayatını kaybedenlerin yakınları, 3 farklı muhalefet partilerine mensup 20 milletvekili ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği duruşma öncesi adliye koridorunda yoğun bir kalabalık oluştu.

Davada yargılananlar ve izleyicilerin salona girmesiyle birlikte salonda hiç yer kalmadı.

Yargılama

Duruşma 25 dakikalık gecikmeyle başladı.

Müşteki polisler ve trende hayatını kaybedenlerin yargılanan yakın ve avukatları duruşmada hazır bulundu.

Duruşmanın başında söz alan savunma avukatı, mevcut duruşma salonunda “sağlıklı savunma yapılamayacağı, kimin sanık kimin müşteki olduğunun belli olmadığı ve fiziki koşulların yeterli olmadığı” gerekçeleriyle, duruşmanın daha büyük bir salonda görülmesini ve beyanların orada alınmasını talep etti.

Hakim, bu talebin Adalet Komisyonu’na iletilebileceğini belirtti. Talebin kabul edilmesi durumunda sanıkların hepsinin hazır olup olamayacağını sordu.

Daha sonra, Ankara Barosu Ankara Barosu Toplumsal Dava ve Hukuk Araştırmaları Merkezi ve Avukat Hakları Merkezi davaya katılma talebinde bulundu.

Karar

Hakim, “müdafi sayısının fazlalığı dikkate alınarak” duruşmanın Ağır Ceza Mahkemesi salonlarından birinde görülmesi için Adalet Komisyonu’ndan talepte bulunulmasına karar verdi.

Davanın ikinci duruşması 13 Nisan 2020 saat 10:00’da görülecek.