Berkin Elvan Davası

Arka Plan Bilgisi

14 yaşındaki Berkin Elvan, İstanbul’da Gezi Parkı Protestoları sırasında Okmeydanı’nda kolluk görevlileri tarafından kullanıldığı iddia edilen gaz fişeği kapsüllerinden birinin başına isabet etmesi sonucu 16 Haziran 2013 günü yaralandı. Aynı gün soruşturma başlatıldı.

Berkin Elvan, soruşturma devam ederken, tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 11 Mart 2014 günü hayatını kaybetti. Ertesi gün, yaklaşık bir milyon kişi, polis şiddetine, cezasızlığa karşı görülmemiş düzeyde bir katılımla Berkin’in cenazesi için sokaklara çıktı.

Adli Tıp Kurumu raporunda, Berkin’in ölümünün kafa travmasına bağlı gelişen beyin kanaması sonucu gerçekleştiği saptandı.

Soruşturmanın toplam beş savcı değiştirmesinin ardından, dosyayı devralan altıncı savcının hazırladığı iddianame, 20 Aralık 2016 günü İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede şüpheli polis memuru F.D’nin, “gaz fişeklerinin kullanım esaslarına aykırı şekilde hareket etmesi” ve “etkili mesafede öldürücü niteliği haiz bulunan gaz tüfeği ile yaşı küçük maktulü hedef almamasına rağmen ölüm sonucunu öngörerek bölgeye ateş etmesi sebebiyle”, “olası kast ile öldürme” suçundan cezalandırılması talep edildi.

Dosyada bulunan diğer 42 şüpheli polis memuru hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.

İddianamenin tek sanığı polis memuru F.D, tutuksuz olarak yargılanıyor.

Berkin Elvan davası devam ediyor.

1. Duruşma

Berkin Elvan davasında ilk duruşma 6 Nisan 2017 tarihinde görüldü.

Duruşmada, Ankara, Adana, Aydın, Antalya, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Diyarbakır ve Van Baroları ile Britanya Alevi Federasyonu'nun davaya katılma talepleri, suçtan doğrudan zarar gören olmadıkları gerekçesiyle reddedildi.

Aynı duruşmada Van’da bulunan sanık polis memuru F.D.’nin savunması Berkin Elvan ailesinin avukatlarının itirazlarına karşın SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) yoluyla alındı.  

Duruşmada Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan’ın ve babası Sami Elvan’ın da olay gününe dair beyanları alındı. Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan, konuşması ardından fenalaştı.

Berkin Elvan ailesi avukatları duruşmada, soruşturma sürecinde delillerin karartıldığına dair örnekler sundu ve sanık polis memurunun tutuklu yargılanmasını talep ettiler.

Mahkeme ara kararında; F.D.’nin tutuklu yargılanması talebini reddederek, bir sonraki duruşma tarihini 6 Temmuz 2017 olarak belirledi.

4. Duruşma

Berkin Elvan davasında dördüncü duruşma 13 Aralık 2017 günü gerçekleşti.

Olay yeri görüntüleri üzerinden Berkin Elvan ailesi avukatları beyanlarını sundu ve dosyadaki cezai sorumluluğun tek bir polis memurunda olmasının mümkün olmadığını vurguladılar. Avukatlar, davanın tek sanığı polis F.D.’nin halen görev başında ve silah kullanabiliyor olduğuna dikkat çekti ve bu nedenle sanığın tutuklanması talep edildi.

Mahkeme ara kararında, sanık F.D.’nin birlikte görev yaptığı birlik personelinin bir sonraki duruşmada dinlenmesi için talimat yazılmasına karar verdi.

Sanık polis memuru hakkındaki tutuklama talebi ise bu duruşmada da reddedildi.

Bir sonraki duruşma 27 Şubat 2018 tarihinde görülecek.

5. Duruşma

Berkin Elvan davasının 5. duruşması 27 Şubat 2018 günü gerçekleşti.

Duruşmaya Berkin Elvan ailesi avukatları ve Bursa Barosu ile Diyarbakır Barosu’ndan avukatlar katıldı.

Duruşma gün ve saatinde, daha önce büyük duruşma salonunun hazır edilmesi yönünde iki farklı ağır ceza mahkemesine yazı yazıldığı ancak salonların dolu olması nedeniyle talebin karşılanamadığı belirtildi. Bu nedenle küçük bir salonda gerçekleşen duruşma sırasında, izleyicilerin oturacak yer bulma konusunda güçlük yaşadığı görüldü.

Sanığın görev yaptığı birlik ve gruptaki diğer polis memurları ve Berkin Elvan ailesinin gösterdiği tanıkların bir kısmı duruşmada dinlendi.

Aynı zamanda avukat olan ve olay günü Berkin Elvan’ın yaralandıktan sonra getirildiği Okmeydanı Hastanesi’nde Baro tarafından görevlendirilen iki tanık, olay gününe dair görgüye dayalı beyanlarını aktardılar. Bu beyanlarda, Berkin Elvan’ın iddia edildiği üzere torpil- patlayıcı madde çıktığına dair hiçbir işaret olmadığı ver hastane çalışanlarının da bu yönde kanıt sunamadıkları belirtildi.

Berkin Elvan getirildiğinde Hastanede nöbetçi olan bir memur da tanık olarak dinlendi. Tanık, Berkin Elvan’ın üstünde bulunan eşyaların tutanak altına alınmasından sonra imza karşılığında eşyaları teslim aldığını belirtti. Duruşma sırasında tutanaktaki imza gösterildi, tanık, imzanın kendisine ait olduğunu onayladı.

Duruşma sırasında Berkin Elvan’ın babası ve annesi söz aldılar. Ancak anne Gülsüm Elvan birkaç kez fenalaşarak duruşma salonu dışına çıkmak zorunda kaldı.

Berkin Elvan’ı mahalleden tanıyan ve olay anında mahallede olan tanıklar, Berkin’in vurulma anında çok fazla sayıda gaz fişeği atıldığını, hatta gaz fişeklerinin hedef alıp atıldığını, polisin doğrudan nişan aldığını aktardılar.

Tanık olarak dinlenen ve sanık F.D. ile aynı grupta görev yapan diğer polisler, her birinin farklı şehirlere nakilleri gerçekleştiği için SEGBİS aracılığıyla dinlendiler. SEGBİS’in kullanımı sırasında teşhiste bağlantı ve netlik sorunları nedeniyle zorluk yaşandı ve tanık polislerin büyük çoğunluğu görüntüleri ayırt edemediklerini beyan ettiler.

Diğer birçok soru da yine tanık polisler tarafından “hatırlamadıkları” yönünde cevaplandırıldı.

Berkin Elvan ailesi avukatları mahkeme dosyasında bulunan ve teşhis için uygun olan görüntünün Jandarma Kriminal Laboratuvarına gönderilmesini ve diğer iki tanığın SEGBİS üzerinden değil, mahkeme huzurunda dinlenmesini talep etti.

Yine aynı duruşmada avukatlar sanık polisin ölümüne sebep olan tutuklanmasını ve sanığın SEGBİS aracılığı ile değil Mahkeme huzurunda dinlenmesini talep etti.

Mahkeme ara kararında, görüntülerin Jandarma Kriminal Büro'ya gönderilmesini kabul ederken, sanığın tutuklanması talebi reddedildi.

Bir sonraki duruşma 10 Mayıs 2018’de görülecek.

11. Duruşma

Davanın 11. duruşması 27 Şubat 2019 günü görüldü.

Duruşmada, polis memurlarının tanık olarak dinlenmesine devam edildi.

Tanık olarak ifadesine başvurulan polislerin tümü sanık F.D.’yi tanımadıklarını beyan ettiler ve kendilerine izletilen görüntülerde de F.D.’yi teşhis edemediler.

Sanık polis F.D.’nin avukatları tarafından bilirkişi raporunun tarafsız olmadığı ileri sürüldü.

Berkin Elvan ailesi avukatları, daha önceki duruşmalarda bizzat tankların da ifade ettiği gibi, ilgisiz kişilerin tanıklığına başvurularak dosyanın kalabalık hale getirildiğini ve bu kişilerin hepsinin dinlenmesi yoluyla da yargılamanın uzatıldığını beyan ederek, daha fazla dosyada olarak belirtilmiş polislerin dinlenmemesini talep ettiler. Yine kaçma şüphesi ve bilirkişi raporlarıyla Berkin Elvan’ın sanık F.D. tarafından ateşlenen Zet silahıyla vurulduğunun %75 oranında tespit edilmesi karşısında, sanığın tutuklanması talebi tekrar edildi.

Mahkeme ara kararında, tanık olarak dinlenecek polislerle ilgili talimatların yazılmasına, olay yerinde keşif yapılmasına karar vererek duruşmayı 8 Mayıs 2019 gününe erteledi.

Mahkeme sanığın tutuklanması talebinin ise reddine karar verdi.

 

9. Duruşma

Davanın 9. duruşması 29 Ocak günü gerçekleşti.

Duruşma başlarken, beklenen bilirkişi raporunun, duruşma günü sabah saatlerinde dosyaya eklendiği belirtildi.

Duruşmada iki polis tanık sıfatıyla dinlendi. Tanık polisler, Zet silahının kullanılma teknikleri hakkında ve sanık F.D.’yi tanımadıkları yönünde beyanda bulundular.

Tanık beyanlarının ardından Berkin Elvan ailesi avukatı dosyaya sunulan üçüncü bilirkişi raporuyla; atışın havaya yapılmadığını, yerden de sekmediğini, Berkin Elvan’ın 2. zetçinin silahıyla vurulduğunun açık şekilde belirtildiğini ve 2. zetçinin sanık F.D. olduğunu aktardı.

Berkin Elvan ailesi avukatları dosyadaki mevcut inceleme ve deliller doğrultusunda sanık F.D.’nin tutuklanması talebinde bulundular.

Mahkeme, ara karasında, sanığın tutuklanması yönündeki talebin sanığın duruşmaları takip ediyor olması, yaptığı görev itibariyle kaçma şüphesinin bulunmaması dikkate alınarak tutuklanması yönündeki talebin reddine karar verdi.

Bir sonraki duruşma 27 Şubat 2019 günü görülecek.

 

 

8. Duruşma

Davanın 8. duruşması 28 Kasım günü görüldü.

Bir önceki celsede dosyanın, rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilmesine karar verilmişti ancak duruşmada raporun henüz dosyaya gönderilmediği aktarıldı.

Duruşmada, tanıkların dinlenmesine devam edildi.  Tanıklık eden polisler beyanlarında, sanık F.D.’yi tanıyıp tanımadıkları yönündeki sorulara, buna ilişkin bilgileri tam olarak hatırlamadıklarını belirterek yanıt verdiler.

Elvan ailesi avukatları tanıkların duruşmaya SEGBİS aracılığı ile bağlanmalarına, bu yöntemin teşhiste bulunmayı imkânsız hale getirdiğini, bu hususun usulün ihlaline neden olduğunu ifade ederek itiraz ettiler. Tanıkların beyanlarının çelişkili olduğu ve gerçekdışı beyanda bulundukları da diğer bir itiraz nedeni oldu.

Mahkeme, ara kararında dosyanın bilirkişiden dönüşünün beklenmesine, tanıkların dinlenmesi için gerekli işlemlerin yapılmasına, sanığın tutuklanması yönündeki talebin ise reddine karar verdi.

Bir sonraki duruşma 23 Ocak 2019 günü görülecek.

7. Duruşma

Davanın 7. duruşması 19 Eylül günü görüldü.

Duruşmada tanık polis beyanları dinlendi. Olay günü görevli olan tanık polisler; olay günü başka bir yerde görevli olduklarını, “Zed” tüfeği kullanmadıklarını söyledi ve kendilerine izletilen görüntülerden sanık polis F.D.'yi teşhis edemedilerDuruşma dinlenen dört polis tanık, kendilerine silah ve fişek teslim edilirken bir tutanak imzalatılmadığını veya bunu hatırlamadıklarını söyledi. Sadece bir tanık, malzemelerin depodan tutanak ile teslim edildiğini beyan etti.

Berkin Elvan ailesi müdafi; dosyaya gelen Adli Tıp raporunda, görüntülerin uzaklığı ve belirsizliğinden dolayı tespit yapılamayacağının belirtildiğini, bu nedenle Ulusal Kriminal Büro'dan rapor alınmasını talep etti.

Mahkeme ara kararında; sanığın tutuklanması talebinin reddine ve dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

Bir sonraki duruşma 28 Kasım günü görülecek.

6. Duruşma

Davanın altıncı duruşması 10 Mayıs 2018'de görüldü.

Duruşmada, olay günü Okmeydanı Hastanesi'nde nöbetçi olan memur ve sanık polisle aynı grupta görev yapan polisler tanık olarak dinlendi.

Tanık polislerin bir kısmı ortak bir şekilde, olay günü, olay yerinde değil bir başka yerde görev yaptıklarını ileri sürdü. Yine tanık polislerin hemen hepsi, olayın üzerinden çok uzun bir zaman geçtiğini söyleyerek sanık polisi teşhis edemediler.

Duruşmada ayrıca, Berkin Elvan ailesi avukatları ve sanık müdafiileri, iki celse arasında dosyaya sunulan Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporu hakkında beyanda bulundular.

Berkin Elvan ailesi avukatları, raporda yüzde 75'in üzerinde bir oranla, Berkin Elvan'ın hayatını kaybetmesine neden olan gaz fişeğinin, sanık F.D. tarafından ateşlendiği tespitinin yer aldığını beyan ettiler. Aynı şekilde gaz fişeğinin olması gereken açıyla değil, yere paralel bir şekilde ve hedef alınarak atıldığı da rapora ilişkin bir diğer tespit olarak duruşmada aktarıldı. Tüm bu tespitler dahilinde, Berkin Elvan ailesi avukatları sanığın tutuklanmasını ve dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmeden, gerekirse keşif yapılarak sonuçlandırılmasını talep ettiler.

Sanık F.D. müdafiileri ise rapordaki tespitlere itiraz ederek dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep etti.

Mahkeme ara kararında F.D.'nin tutuklanması talebinin reddine ve dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar verdi.

Bir sonraki duruşma 19 Eylül'de görülecek.

 

3. Duruşma

Davanın üçüncü duruşması 16 Kasım 2017 tarihinde görüldü.

Sanık F.D. duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Ancak Van’da elektrik kesintisi nedeniyle SEGBİS bağlantısının gerçekleştirilememesi üzerine, duruşmaya bir kez ara verildi. Sistemin yeniden çalışmaya başlaması üzerine duruşmaya devam edildi.

Berkin Elvan ailesi avukatları SEGBİS’in çalışmadığı sürede duruşmaya devam edilmesine, sanığın yokluğunda duruşmaya devam edilebilmesi için muvafakatinin alınmasının gerektiğini söyleyerek itiraz etti.

Aynı duruşmada Berkin Elvan ailesi avukatları TÜBİTAK’ın yaptığı görüntü iyileştirmenin önemli kısımları daha da kötü hale getirdiğini ileri sürerek TÜBİTAK incelemesine ilişkin de itirazlarını sundular.

Mahkeme ara kararında, sanık polisin tutuklanması yönündeki talebi, "sanığın kaçma şüphesinin bulunmadığını" öne sürerek reddetti. 

Bir sonraki duruşma tarihi 13 Aralık 2017 olarak belirlendi.

2. Duruşma

Davanın ikinci duruşması 6 Temmuz 2017 tarihinde görüldü.

İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanık polis F.D., SEGBİS aracılığıyla katıldı. Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan ile babası Berkin Elvan'ın da hazır bulunduğu duruşmayı, milletvekilleri de izledi.

Duruşmada, Berkin Elvan'ın yaralandıktan sonra kaldırıldığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli olan polis memuru tanık olarak dinlendi.

Berkin Elvan'ın ailesinin avukatları üst arama tutanaklarındaki çelişkiye ve sanığın tutuksuz yargılanmasına dair itirazlarını sundular.

Mahkeme heyeti, sanığın delil durumu, duruşmaları takip etmiş olması, yaptığı görev itibariyle kaçma şüphesinin bulunmaması dikkate alarak tutuklanması talebini reddetti ve TÜBİTAK'a görüntü iyileştirilmesine dair müzekkerenin beklenmesine karar vererek duruşmayı 16 Kasım tarihine erteledi.

13. Duruşma

Davanın 13. duruşması 19 Haziran 2019 günü görüldü.

Duruşmada iki polis tanık olarak dinlendi. Tanıklar kendilerine izletilen olay yeri görüntülerindeki kişileri teşhis edemedi ve olay gününe dair de bir şey hatırlamadıklarını beyan ettiler.

Berkin Elvan ailesi avukatları, dosyaya gönderilen keşif raporuna ilişkin olarak; dosyada atışı yapan kişinin hedef gözeterek ateş ettiğinin anlaşıldığı, atışın kim tarafından yapıldığının da belirli olduğu ve bu anlamda yeni raporda ateş edilirken kullanılan açı ile ilgili tespitlerin sorunlu olduğu yönünde beyanda bulundu.

Savcılık ise esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere dosyanın kendisine verilmesini talep etti.

Mahkeme ara kararında;

  • henüz dinlenmeyen tanıklar için gerekli işlemlerin yapılmasına,
  • sanık olduğu iddia edilen görüntülerde sağ kolu dirseğinden beyaz sargı ile sarılı kişinin eylemi sırasında Zet tüfeği kullanması sebebiyle yönetmeliklere, talimatlara aykırı hareket edip etmediği, bu olayda kusuru olup olmadığı hususunun dosyadaki Adli Tıp Kurumu raporları, Jandarma Kriminal Raporları, diğer bilirkişi raporları, Zet tüfeğinin ve kapsülünün özellikleri, olayın olduğu ana ilişkin görüntüler ve diğer deliller göz önüne alınarak rapor düzenlenmesi için dosyanın İzmir Foça Jandarma Okul Komutanlığı’nda görevli gaz tüfeği eğitmenlerinden oluşturulacak iki kişilik bilirkişi ile olay yeri inceleme bilirkişisi olmak üzere üçlü bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

Bir sonraki duruşma 25 Eylül günü 10:00’da görülecek.

12. Duruşma

Davanın 12. duruşması 8 Mayıs’ta görüldü.

Daha önceki tarihte yapılan keşfe ilişkin raporun düzenlenmesi için ek süre talep edildiği anlaşıldı.

Kısa süren duruşmanın ardından, bir sonraki duruşma 19 Haziran’a ertelendi.

15. Duruşma

Davanın 15. duruşması 13 Kasım 2019 günü görüldü.

Duruşma 30 dakika gecikme ile başladı. Duruşmanın 24 kişilik izleme alanı bulunan bir salonda gerçekleşmesi nedeniyle izleyicilerin çoğu ayakta kaldı. 

Tanık polisler SEGBİS üzerinden dinlendi. Polisler sorulan soruların çoğuna "hatırlamıyorum", "görmedim" ve "bilmiyorum" şeklinde cevap verdi.

Mahkeme başkanı, ZET silahları hakkındaki raporun, istenilen zamanda gelmediğini söyleyerek, kararı kasten geciktirmek gibi bir amaç olmadığını belirtti. Adli tıp raporunun ardından taraflara ek süre verileceğini ve sonrasında mütalaa isteneceğini söyledi. Duruşmaya ara verildi.

Ara kararda, dinlenemeyen tanıkların zorla getirilmesine ve

Mahkeme ara kararında;

  • henüz dinlenmeyen tanıkların zorla getirilmesine,
  • Adli Tıp raporunun geliş süresinin göz önünde bulundurulduğu söylenerek bir sonraki duruşmanın 5 Şubat 2020 saat 10:00'a bırakılmasına

oybirliğiyle karar verildi.

Bir sonraki duruşma 5 Şubat 2020 saat 10:00'da görülecek.

16. Duruşma

Berkin Elvan Davası’nın 16. duruşması 5 Şubat 2020’de, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma 25 dakika gecikmeyle başladı.

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde duruşma öncesi ek güvenlik önlemleri alındı. Çok sayıda polis, TOMA (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) ve 'akrep' olarak bilinen zırhlı araçlar adliye önünde bekletildi.

İzleyiciler

Taksim Dayanışmasından Mücella Yapıcı ve Cumartesi Anneleri duruşmayı takip edenler arasındaydı.

Yargılama

Berkin Elvan’ın ailesinden Sami Elvan, Gülsüm Elvan, Özge Elvan ve Gamze Elvan duruşmada katılan sıfatıyla hazır bulundu.

Mahkeme heyeti başkanı, celseyi açarken, dava sürecinin başından beri yaşanan ‘zorlukları’sıraladı. Bilirkişinin davadan çekildiğini, iki tanığın FETÖ şüphesiyle halen arandığını ve kayıp olduklarını söyledi. “Buna karşın dosyanın %90’ı tamamlandı. Dosya bize geldiğinde %28 -29 oranında tamamlanmıştı.” ifadelerini kullandı.

Sanık polis Fatih Dalgalı, duruşmaya sesli ve görüntülü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığıyla Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nden bağlandı.

Berkin Elvan’ın ailesinden, Sami Elvan, Gülsüm Elvan, Özge Elvan ve Gamze Elvan duruşmada katılan sıfatıyla bulundu.

Sanık polisi temsilen üç, katılanları temsilen beş avukat duruşmada hazır bulundu. Ayrıca Hatay ve Bursa Barolarından avukatlar da duruşma salonundaydı.

Aşağıdaki hususlar mahkeme zaptına geçirildi

  • 2. celsedeki ara karar uyarınca tanık M.A hakkında getirilen zorla getirme kararına verilen cevapta “şahsa ulaşılamadığının bildirildiği”,
  • 3. celsedeki ara karar uyarınca tanıklar E.T ve A.B.A hakkında yakalama emri bulunması karşısında duruşma gününden önce UYAP’tan yakalama durumlarının araştırılarak sonucuna göre işlem yapılmasına karar verildiği,
    • Yakalama emrinin devam ettiğinin anlaşıldığı,
  • 4. celsedeki ara karar uyarınca dosyanın Adli Tıp Kurumu’ndan döndüğü, istenilen hususların kurumun görev kapsamı dışında olduğundan dosyanın iade edildiği,
  • “Sanık olduğu iddia edilen sağ kolu dirseğinden beyaz sargı ile sarılı zet tüfeği kullanıcısının olayda herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli kusur oranları da belirtilmek suretiyle ek bilir kişi raporu düzenlemek üzere Foça Asliye Ceza Mahkemesi’ne talimat yazıldığı,”
    • Dosyanın ek rapor düzenlenmesi hususunda bilirkişilere tevdi edildiği,
    • Bilirkişilerin raporlarını dosyaya ibraz ettiğinin görüldüğü,
  • 5. Celsedeki ara karar uyarınca sanığın teşhis işlemleri de yaptırılacağından hazır edilmesi için görev yaptığı yer mahkemesine talimat yazıldığının anlaşıldığı,
  • 6. Celsedeki ara karar uyarınca rapor alındıktan sonra tarafların esasa ilişkin beyanlarının alınmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
  • 7. Celsedeki ara karar uyarınca dosya taraflarının esasa ilişkin beyanları alındıktan sonra iddia makamından esas hakkındaki mütalaasının alınmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
  • 8. Celsedeki ara karar uyarınca güvenlik önlemlerinin alınması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazıldığı,
    • Gerekli işlemlerin yapıldığının bildirildiğinin anlaşıldığı,

Avukat Beyanları

Avukat Çiğdem Akbulut, son raporu dosyaya alınmasına itiraz etti. Önceki polis ve jandarma raporlarını hatırlattı. “Kafayı öne eğme hareketi göstermiştir ki Berkin Elvan’ın hedef alınarak ateş edildiği kanıtlandı. Son rapor bizim için hiçbir şey ifade etmemektedir.” dedi.

Atalay, iddia makamının esas hakkındaki beyanından önce söz isteyerek, delil karatma çabalarına karşı dosyadaki mevcut durumu anlatacaklarını söyledi. Avukat Atalay, yeni bilirkişi raporuyla İçişleri Bakanlığı’nın davaya doğrudan müdahale ettiğini gördüklerini ve delillerin karartılmaya çalışıldığını ifade etti.

“Dosyadaki bütün raporlar olay anında gösteri olmadığını kanıtlıyor. Son rapor ‘barışçıl olmayan gösteriye katıldı’ diyerek çocuğu suçlu göstermeye çalışıyor. Bunların hiçbiri kanıtlanabilir ve kabul edilebilir değil. Tam tersi ise kanıtlandı.

Bir polis memuru nişan alarak çocuğu vuruyor. Gösteri sonlanmış. Çocuk ekmek almak için evinden çıkmış. Sizin elimizde silah analizi yapabilecek olanak yok diye, adli tıp olanağımız yok bahanesiyle, rapordan kaçıyorsa, bu olası kasıttır aksi konuşulamaz bile.

Bu raporun altında imzası olanlar bir çocuğu tali kusurlu gösterecek kadar alçalmışlardır. 

Bir çocuk Okmeydanı’nda yaşıyor, Ramallah’ta Gazze’de, Diyarbakır’da yaşıyor diye suçlu olmaz bu bile bir yargı düzenin sonuna geldiğimizi gösterir. Bu rapor bir rezillik.

İçişleri Bakanlığı bilirkişi raporu yoluyla davaya müdahale ediyor.”

Karar

Mahkeme heyeti,

  1. Kayda alınan mevcut duruşmanın çözümünün mahkeme kaleminde 17. Ağır Ceza mahkemesi hakimi N.Ö. kontrolünde yapılmasına,
  2. Tanık M.A hakkında yeniden “tüm adreslerinden zorla getirme emri düzenlenmesine, telefonuna SMS gönderilmesine”,
  3. Tanıklar E.T ve A.B.A hakkında “yakalama emri bulunması karşısında duruşma gününden önce UYAP’tan yakalama durumlarının araştırılarak sonucuna göre işlem yapılmasına”,
  4. “Teşhis işlemleri de yaptırılacağından”, sanık polis memurunun bir sonraki celsede hazır edilmesi için görev yaptığı yer mahkemesine talimat yazılmasına”,
  5. Bir sonraki celsede dosyanın tüm içeriğine karşı davanın taraflarının esasa ilişkin beyanlarının alınmasına, “ayrıca sanık tarafına bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak üzere önümüzdeki celseye kadar süre verilmesine”,
  6. Tarafların esasa ilişkin beyanlarının alınmasından sonra iddia makamından esas hakkındaki mütalaasının alınmasına,
  7. Güvenlik önlemlerinin alınması için İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığı’na müzekkere yazılmasına,
  8. Mahkeme dosyasının “niteliği göz önüne alınarak duruşmanın büyük salonlardan birinde yapılması için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına”,

 

karar verdi.

 

 

Davanın bir sonraki 17. duruşması 18 Mart 2020 saat 10:00’da görülecek.