Ekonomik, sosyal ve kültürel haklar

 

Dünya çapında 840 milyon insan kronik bir şekilde kötü beslenmektedir. Her yıl yaklaşık 11 milyon çocuk beş yaşını doldurmadan ölmektedir. 100 milyonun üzerinde (yarısından fazlası kız olmakla birlikte) çocuğun ilkokul eğitimine bile erişimi yoktur. Bu sadece hayatın talihsiz gerçeği değildir. Bu, büyük boyutlarda insan hakları skandalıdır.

 

Yoksulluk sadece gelir eksikliği değil; kaynaklara, kapasiteye, güvenliğe ve onurlu bir yaşam sürdürebilmek için gereken insanların ihtiyacı olan güce erişiminin inkarıdır. Evrensel insanlık onuru sadece bütün insan haklarına – yeterli barınma ve fiziksel bütünlükten bilgi erişimine kadar - saygı duyulduğu zaman bir gerçeklik kazanacaktır.

 

Gıda, en yüksek sağlık standartlarına erişim, temiz suya erişim gibi haklar, ifade özgürlüğü veya adil yargınlama hakları gibi insan haklarıdır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin (IHEB) kalbinde insan haklarının evrensellik ve bölünmezlik ilkesi – herkes bütün insan haklarından yararlanmalıdır - yatmaktadır. Uluslararası Af Örgütü kendini bu ilkeye adamıştır.

Fakat, günümüzde, geniş çevrelerde kabul edilene göre hiç kimse eğer ekonomik, sosyal ve kültürel hakları tanınmazsa medeni ve siyasi haklarından yararlanamaz. Benzer bir şekilde, eğer insanların medeni ve siyasi hakları korunmaz ise ekonomik, sosyal ve kültürel haklarından da yararlanamazlar.