Silah Ticareti Anlaşması

 

Yirmi yıl süren küresel kampanyamız sonrasında, 2 Nisan 2013’te, uluslararası Silah Ticareti Anlaşması (Arm Trade Treaty - ATT) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda büyük çoğunlukla kabul edildi. O günden bu yana, yüzden fazla devlet anlaşmayı imzaladı. Anlaşma, eğer uygulamaya geçerse, konvansiyonel silahların soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçları işlemek amacıyla kullanılacağının bilindiği ülkelere silah akışını engelleyecek.

 

ATT’nin kabulü insan hakları açısından önemli bir adım. İlk kez bir anlaşma açıkça konvansiyonel silah akışının kontrolünü ve insan hakları kurallarını içeriyor.

 

ATT'nin uygulamaya geçmesi için hükümetlere anlaşmayı imzalamaları, onaylamaları ve uygulamaları için baskı yapmak gerekiyor. Anlaşma, 50 devlet tarafından onaylanması durumunda yürürlüğe girecek. Ancak biz, olabildiğince çok devletin anlaşmayı uygulaması için baskı yapmaya devam etmek zorundayız. Ancak o zaman ATT'nin insanların hayatlarını kurtarmada önemli bir rol oynayabilir.

 

Savaş suçları, insan öldürmeler, işkence ve diğer ciddi insan hakları ihlalleri dünyanın dört bir tarafında çok çeşitli silah, mühimmat ve askeri ve güvenlik malzemeleri kullanılarak işlenmeye devam ediliyor. Bu silahlar genelde bu suçları işleyen kişilere neredeyse sınırsız olarak sağlanıyor. Böylece bu kişiler cesaretlendiriliyor ve şiddet devam ediyor. İnsanlar öldürülüyor, yaralanıyor, tecavüze uğruyor ve evlerini terk etmek zorunda bırakılıyor. Hükümetler ise hala insanlara zulmetmek için kullanılan bu silahların akışına izin vermeye devam ediyor.

 

Uluslararası Af Örgütü 1990’ların başında, devletlerin ciddi insan hakları ihlalleri için kullanılacak asker ve polis malzemelerinin transferini durdurmasını güvence altına alan bir sözleşme hazırlanması için çağrı yapmaya başladı. 2003 yılında, sivil toplum örgütleriyle birlikte, silahların uluslararası transferini sıkı koşullara bağlayan kurallar getiren küresel Silah Ticareti Anlaşması için uluslararası bir kampanya başlattı.

 

Mesajımız basit – eğer silahların başka bir ülkeye transferinin ciddi insan hakları ihlallerine ve savaş suçlarına yol açma ihtimali gerçekten varsa, bu sevkiyatın mutlaka durdurulması gerekiyor.

 

Silah sevkiyatı nedeniyle dünya çapında insan haklarına yönelik devam eden tehditler, yalnızca konvansiyonel silahların ve askeri malzemelerin varlığından değil aynı zamanda polis malzemelerinin varlığından da kaynaklanıyor. Buna ek olarak, asker ve polisler için geliştirilen yeni teknolojiler insan hakları için uluslararası yeni zorluklara da yol açıyor. Uluslararası Af Örgütü, savaşta kullanılan insanlık dışı silahların, robotlu silahların, polislik yaparken ve cezaevlerinde kullanılan daha az öldürücü silahların ve işkence yaparken kullanılan silahların ticaretinden kaynaklanan sorunlar için de ayrıca araştırmalar ve eylemler yapıyor.