İran, tutuklu sendikacıları serbest bırakmalı

 

İran, tutuklu sendikacıları serbest bırakmalı
13 Haziran 2012
İndeks: MDE 13/037/2012

 

Giriş

Uluslararası Af Örgütü, 30 Mayıs-15 Haziran 2012 tarihleri arasında 101.’si gerçekleşen Uluslararası Çalışma Konferansı’nda (ILC) İran’daki barışçıl sendika faaliyetleri yüzünden tutuklanan sendikacıların derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması için İran yetkililerine yaptığı çağrıyı yineledi. İran yetkilileri son yıllarda düzinelerce sendikacıyı tutukladı, bazıları uzun süreli hapis cezasına mahkum edildi, bağımsız sendika ve birliklerin kurulması ve tanınması uzun süre boyunca yasaklandı.

 

İran, hem Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Yönetim Kurulu’na, hem de şu anki 2012 ILC’nin Seçim Komitesi’ne başkanlık etmek üzere seçildi. Buna rağmen, İran yetkilileri ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ile sendikalaşma hakkını engellemeye devam etmekte. Bununla birlikte, aktif ancak devlet tarafından tanınmayan sendika topluluğu, son yıllarda binlerce İranlı işçiyi ve ailesini etkileyen işçi ücretlerinin ödenmemesi veya geç ödenmesini de kapsayan işçi hakları ihlallerine karşı protestolar düzenleyerek, var olmaya devam ediyor.

 

Bağımsız sendikalar İran’da yasaklanmış durumda. Mevcut İran yasaları, İran’da iki örgütün, bu iki örgütün ulusal koordinasyon organlarını da içerecek biçimde, işçileri temsil edebileceğini öngörüyor: İslam Çalışma Konseyi ve İşçi Temsilcileri Kurumu (AWRs). Bununla birlikte, ikisi de hükümet tarafından kontrol edilen kurumlar: İslam Çalışma Konseyi’nin organlarına seçilmek isteyen adaylar, ayrımcı bir inceleme prosedürüne tabi tutuluyor. Adaylar, İran İslam Cumhuriyeti’nin ideolojik temeline sadık olmanın yanında, İslamiyet’e olan inançlarını ve uygulamalarını da göstermek zorunda kalıyor. Adaylar, siyasi düşünceleri veya ilişkileri yüzünden diskalifiye edilebiliyor.

 

İş Kanunu’nda yapılacak düzenlemeleri öngören yasa tasarısı, eğer yasalaşırsa, bağımsız sendika kurmayı yasakladığı için, örgütlenme özgürlüğünü engellemeye devam edecek. Tasarı yasalaşırsa, hükümet güvenlik organları ve istihbarat teşkilatı, işçi organlarındaki yönetim kurulu seçimlerine katılmasına izin verilmiş adayların onaylanması üzerinde denetime devam edecek.

 

İran’ın taraf olduğu Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin (ICCPR) 22. Maddesi, “Herkesin, kendi çıkarlarını korumak için sendika kurma ya da sendikaya üye olma hakkı da dahil olmak üzere, başkalarıyla bir araya gelerek dernek kurma hakkı”nın olduğunu belirtiyor.

 

Kasım 2011’de, ICCPR’nin uygulanmasını denetleyen BM İnsan Hakları Konseyi, İran yetkililerinin toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü hiçbir ayrım yapmadan tüm bireylere sağlaması ve bu hakkın barışçıl kullanımı yüzünden tutuklanan kişilerin, sendikacıları da kapsayacak biçimde, derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakması gerektiğini belirtti.

 

İran ayrıca Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’ne taraftır. Sözleşmenin 8. Maddesi, herkesin sendika kurma hakkını ve kendi seçtiği bir sendikaya üye olma hakkını garanti altına almaktadır.

 

İran’ın bir ILO üyesi olarak, ILO’nun Çalışma Hakkı ve Temel İlkeler Deklerasyonu’nda düzenlenen haklar ve ilkelere saygı göstermek, bunları geliştirmek zorunluluğu ve ILO temel sözleşmelerinde bulunan temel hakların hayata geçirilmesini güçlendirmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu, 87 Nolu (1948) ve 98 Nolu (1949) sözleşmelerde belirtildiği gibi sendika kurmak ve bir sendikaya üye olmak hakkını, grev ve toplu sözleşme hakkını içermektedir.

 

İran, 87 Nolu Örgütlenme Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması Sözleşmesi (1948) ve 98 Nolu Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi’ni (1949) hala onaylamadı. İran’ın ILO Yönetim Kurulu üyesi olması ona, işçi haklarını yüksek standartlarda koruma, bir ILO üyesi olarak yükümlülüklerini tam anlamıyla yerine getirme ve temel haklarını kullanmaya çalışan işçilere gözdağı verilmesini ve tutuklanmasını durdurma sorumluluğunu getirmektedir.

 

Geçen yıllarda olduğu gibi bu sene de İçişleri Bakanlığı gerekli onayı vermediği için, İran’da 1 Mayıs İşçi Bayramı mitinginin yapılmasına izin verilmedi. Bununla birlikte, işçiler ve tutuklular da dahil olmak üzere İran’ın her bir yanından gelen diğer kişiler 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlamak için bir araya geldiler.

 

Tahran’da ve çevresinde, işçiler çok çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. İşçiler’in Dağ Tırmanış Grupları’ndan ve Tahran bölgesinden yaklaşık 200 işçi aileleriyle birlikte, Tahran’ın kuzeybatısındaki Karaj yakınlarında, tırmanış etkinliğine katılmak için toplandı. Kuzeybatı İran’daki Sanandaj ve Kürdistan Eyaleti’nde çok sayıda kadın ve erkek işçi toplanarak, 1 Mayıs marşı eşiliğinde “Biz işçiyiz; biz açız” ve “İşçiler, işçiler, birleşin” diyerek tezahürat yaptı. Belirtildiğine göre, mitingin başlamasından hemen sonra gelen güvenlik güçleri, kalabalığı gaz bombası ve cop kullanarak dağıttı. Cezaevi gardiyanlarının İşçi Bayramı’yla ilgili materyallere önceden el koymasına rağmen, Evin Cezaevi’nin 350. koğuştaki mahkumlar da bireysel olarak 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutladı.

 

Tutuklu Sendikacılar
Aşağıda isimleri geçenler de dahil olmak üzere, İranlı sendikacılar son zamanlarda yaptıkları eylemlerden dolayı “düşünce suçlusu” olarak tutuklandı. 


1. Ali Nejati
İran hükümeti tarafından tanınmayan Haft Tapeh Şeker Kamışı Şirketi (HTSCC) Sendikası’nın önceki lideri olan Ali Nejati, 12 Kasım 2011’de tutuklandı ve sendikal faaliyetleri sebebiyle aldığı bir yıllık hapis cezasını çekmesi için Huzistan Eyaleti’ndeki Dezful Cezaevi’ne götürüldü. Geçirdiği kalp krizinin ardından kalp ameliyatı oldu. Ardından sağlık durumu iyice kötüleşince 7 Mart’ta sağlık izni verildi ancak 8 Nisan 2012’de cezaevine geri getirildi.

 

2. Rıza Shahabi (Zakaria)
Tahran Banliyöleri ve Otobüs Şirketi Sendikası’nın (Sherkat-e Vahed) mali işler sorumlusu (Rıza Shahabi Zakaria olarak da bilinen) Rıza Shahabi, sendikal faaliyetleri ile ilgili muğlak biçimde kaleme alınmış suçlamalar sebebiyle altı yıl hapis cezasına mahkum edildi. Reza Shahabi, Temmuz 2010’dan beri İran’ın başkentindeki Evin Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. İran’daki diğer pek çok tutuklu gibi, gözaltında uzun süre stres pozisyonunda durmaya zorlanarak işkenceye maruz bırakıldığına ve içinde yaşadığı şartları protesto etmek için yaptığı çok sayıda açlık grevi sebebiyle sağlık durumunun kötü olduğuna inanılıyor. Şubat 2012’de vücudunun bir kısmının uyuştuğundan şikayet etti ancak cezaevi yetkililerinin onu hastaneye ancak 30 Nisan 2012’de götürdü. 4 Haziran 2012’de Tahran İmam Humeyni Hastanesi’nde Rıza Shababi’nin 2012 ILC’ye katılan arkadaşlarına yazdığı açık mektupta, ağır sırt ve boyun ağrısı çektiğini ve ameliyat olmayı beklediğini belirtti.

 

Tahran Devrim Mahkemesi tarafından, 2012’nin başlarında, Rıza Shababi’nin, “ulusal güvenliğe karşı gizli anlaşmalar yapmak amacıyla toplanmak”tan beş yıl ve “rejime karşı propoganda yapmak”tan ötürü de bir yıl süreyle hapis cezasına mahkum edildiği açıklandı. Ayrıca 70 milyon İran Riyali (yaklaşık 5,700 Dolar) para cezası verildi ve beş yıl boyunca her çeşit sendikal faaliyete katılması yasaklandı. Avukatına göre, savcılık, yasaklı muhalif grup olan Halkın Mücahitleri Örgütü (PMOI) ile var olduğu iddia edilen bağlantısı sebebiyle, onu, ölüm cezası ile cezalandırılabilen “Allah’a karşı düşmanlık” suçundan sorumlu tutmanın yollarını arıyor. Uluslararası Af Örgütü, Rıza Shababi’nin sadece barışçıl sendikal faaliyetlerinden dolayı cezalandırıldığına ve düşünce suçlusu olduğuna inanıyor.

 

3. Resul Bodaghi
Eğitim işçilerini temsil eden uluslararası birlik European International’a bağlı Tahran İranlı Öğretmenler Sendikası’nın üyesi olan Resul Bodaghi, Eylül 2009’da tutuklandı. 20 yıllık bir öğretmen olarak, oldukça muğlak ifadelerle “rejime karşı propaganda yapmak” ve birlik için yaptığı faaliyetlerden “ulusal güvenliğe karşı kötü niyet beslemek ve toplanmak” suçuyla altı yıl süreyle hapis cezasına mahkum edildi. Ocak 2011’de temyiz mahkemesi, Resul’ün cezasını onadı ve beş yıl boyunca herhangi bir sivil toplum etkinliğine katılmasını yasakladı. Raporlara göre Resul, Mayıs 2010’da iki cezaevi memuru tarafından ağır şekilde dövüldü.

 

4. Şahruk Zamani ve Muhammed Jarahi
İran’da bağımsız sendikaların kurulması için kampanya yürüten bir grup olan İşçi Örgütlerini Yeniden İnşa Komitesi üyeleri boyacı ve dekoratör Şahruk Zamani ve Muhammed Jarahi, 11 ve 5 yıllık hapis cezalarını çekmek için hala kuzeybatı İran’daki Tebriz cezaevindeler. Şahruk Zamani, Muhammed Jarahi ve diğer üç işçi hakları aktivisti -Nima Pour Yaghoub, Sassan Vahebivash ve Sayed Boyuk Sayedlar- önce Haziran 2011’de tutuklandı. Sonradan Tebriz’deki Devrim Mahkemesi’nin 1. Dairesi, “rejime muhalif gruplar kurmak veya onlara üye olmak yoluyla ulusal güvenliğe aykırı hareket etmek” ve “rejime karşı propaganda yapmak” suçlarından sorumlu tutarak, Şahruk Zamani’yi 11 yıl, Nima Pour Yaghoub’u altı yıl, Muhammed Jarahi’yi beş yıl ve Sassah Vahebivash’ı altı yıl hapis cezasına mahkum etti. Yalnızca Sayed Boyuk beraat etti. Cezalar, Kasım 2011’de Temyiz Mahkemesi tarafından onandı. Şahruk Zamani ve Muhammed Jarahi cezalarını çekmek üzere 2012 Ocak ayının ortasında tutuklandı; Nima Pour Yaghoub ve Sassan Vahebivash’nin Haziran 2012’de -bu rapor yazıldığı sırada- özgürlüklerine kavuşacaklarına inanılıyor.

 

5. Behnam Ebrahimzadeh
Tahran civarındaki polietilen boru üretim fabrikası işçisi Benham Ebrahimzadeh, Bağımsız Sendika Kurulmasını İzleme Komitesi üyesi ve çocuk hakları savunucusudur. Raporda belirtildiğine göre Haziran 2010’da tutuklanırken dövülmesi sonucu iki kaburgası kırıldı ve şu anda da beş yıllık hapis cezasını çekmek için cezaevinde bulunuyor. Benham Ebrahimzadeh, ilk olarak Aralık 2010’da ulusal güvenlik suçları sebebiyle 20 yıllık hapis cezasına mahkum edildi. Yüksek Mahkeme bu kararı bozdu ve yapılan yeniden yargılama sonrasında, açıkça anlaşıldığı üzere, Bağımsız Sendikaların Kurulmasını İzleme Komitesi üyesi olarak yürüttüğü sendikal faaliyetler sebebiyle “ulusal güvenliğe zarar verme amacıyla hile yapmak ve toplanmak” suçundan beş yıl hapis cezasına mahkum edildi. Ekim 2011’de Temyiz mahkemesi bu cezayı onadı.

 

6. Fariborz Raisdana
Hem tescili bulunmayan İranlı Yazarlar Birliği’nin (IWA) ve hem de İşçi Hakları Savunucuları Merkezi’nin üyesi olan ekonomist ve akademisyen Fariborz Raisdana, Evin Cezaevi’nin 359 numaralı koğuşunda bir yıllık hapis cezasını çekmekte. İran’daki hükümet tarafından gerçekleştirilen sübvansiyon programındaki değişiklikler hakkında BBC Farsça’ya -BBC Fars dilinde haber servisi- açıklamalar yaptıktan sonra 19 Aralık 2010’da tutuklandı ve bir ay sonra kefaletle serbest bırakıldı. Devrim Mahkemesi’nin 28. Dairesi, BBC’ye verdiği röportajda hükümetin sübvansiyon programını eleştirirken kullandığı ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü hakkının barışçıl kullanımı ve IWA üyesi olması sebebiyle, Fariboz Raisdana’yı, bir yıl hapis cezasına mahkum etti. Siyasi Partiler, Dernek, Siyasi ve Esnaf Birliği, İslam veya Tanınan Dini Azınlık Birlikleri kanunlarına göre, sendika veya esnaf birliği olarak kaydedilmelerinin İran yetkilileri tarafından izin verilmediğinin söylenmesine rağmen, yetkililer daha önceden IWA’nın “yasal” bir kurum olmadığını açıklamıştı.

 

7. Ali Akhavan
İşçi Hakları Savunucuları Merkezi’nin bir diğer üyesi olan Ali Akhavan, ilk olarak 4 Haziran 2010’da tutuklandı, 29 Haziran 2010’da kefaletle serbest bırakıldı. Sonradan yargılandı ve temyiz mahkemesinde cezası bir buçuk yıl azaltılarak, İşçi Hakları Savunucuları Merkezi üyesi olarak yaptığı işçi hakları faaliyetleri sebebiyle üç yıl hapis cezasına mahkum edildi. Ali Akhavan 28 Ocak 2012’de cezasını çekmesi için cezaevine gönderildi.

 

Uluslararası Af Örgütü’nün İran hükümeti’ne tavsiyeleri


- Derhal ve koşulsuz olarak, meşru sendikal haklarını ve diğer insan haklarını kullandıkları için tutuklananlar da dahil olmak üzere, tüm düşünce suçlularının serbest bırakılması

- Tutukluların işkence ve diğer kötü muamelelere karşı korunmasının sağlanması ve ailelerine, seçtikleri bir avukata ve sağlık hizmetlerine derhal erişimin sağlanması

- Her çeşit mağduriyetin, ayrımcılığın, şiddetin ve kendilerinin ve başkalarının haklarını arayan sendikacıların keyfi tutuklanmalarının sonlandırılması;

- İran’ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle uyumlu olarak; örgütlenme özgürlüğünün barışçıl kullanımına ve grev hakkına yapılan bütün engellemelere son verecek şekilde tüm bağımsız işçi organlarının yasal olarak tanınmasını sağlayacak ve işçilerin bağımsız sendikalar kurma, bunlara üye olma ve toplu pazarlık haklarını tanıyan yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi;

- 87 Nolu Örgütlenme Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması Sözleşmesi’nin (1948) ve 98 Nolu Örgütlenme ve Toplu Müzakere Hakkı Sözleşmesi’nin (1949) onaylanması ve ILO’nun Çalışmaya İlişkin Temel Hak ve İlkeler Deklerasyonu’nunda yer alan yükümlülüklere tam uyumun sağlanması

 

Etiketler: İran , Sendikacı , Tutuklu , Sendika , ILO , Uluslararası Çalışma Örgütü