05 Aralık 2014 Cuma

Dünya Suriye'nin mülteci krizi karşısında aciz kalıyor

 

Birleşmiş Milletler'in 9 Aralık'ta Cenevre'de düzenlediği teminat konferansı öncesinde yeni bir brifing yayımlayan Uluslararası Af Örgütü, dünya liderlerinin Suriye'nin en hassas mültecilerine koruma sağlama konusunda başarısız olmasının felaket sonuçları olduğunu dile getirdi.

 


© Amnesty International (Photo: Richard Burton)
 

"Dışarıda bırakılanlar: Uluslararası toplum tarafından terkedilen Suriyeli mülteciler" adlı brifing uluslararası toplum tarafından sunulan yeniden yerleştirme sayılarının ne kadar çok yetersiz olduğuna dikkat çekiyor.

 

Bölgede bulunan beş ülke 3.8 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor: Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır. Krizin başlamasından bu yana üç yıldan fazla zaman geçmesine rağmen dünyanın geri kalanı bu sayının sadece yüzde 1.7'sine sığınacak yer sağladı.

 

Son üç yılda Avrupa Birliği'ne sığınma talebinde bulunan toplam Suriyeli sayısı yaklaşık olarak 150.000. Bu sayı Eylül 2014'te İslam Devleti'nin Kobane'ye ilerlemesi ile sadece bir hafta içinde Türkiye'ye kaçan mültecilerin sayısına eş değer.

 

Aralarında dünyanın en varlıklı ülkelerinin de bulunduğu Körfez ülkeleri şu ana kadar Suriye'den tek bir mülteciyi bile almayı kabul etmedi. Rusya ve Çin de aynı şekilde tek bir yeniden yerleştirme sözü vermedi. Almanya hariç, Avrupa Birliği'nin (AB) geri kalanı hali hazırda ev sahipliği yapan ülkelere ancak yüzde 0.17 gibi az bir oranı kabul etme sözü verdi.

 

Uluslararası Af Örgütü Mülteci ve Göçmen Hakları Direktörü Şerif El Sayid-Ali, "Uluslararası toplum tarafından sunulan yeniden yerleştirme yerlerinin sayısının azlığı gerçekten şoke edici. Birleşmiş Milletler neredeyse 380.000 kişinin yeniden yerleştirilmeye ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fakat bu insanların çok azına ülke dışında yeniden yerleştirme imkanı sunuldu. Dünya Gıda Programı bu haftanın başında yaptığı açıklama ile uluslararası toplumun bu krize fon sağlama konusundaki ilgisizliğinin sonucu olarak 1.7 milyon mülteciye gıda yardımını kesmek zorunda kaldığını dile getirdi. Körfez ülkelerinin herhangi bir şekilde yeniden yerleştirme sözü vermemesi açıkça utanç verici. Dil ve dini bağlar Suriye'deki zulüm ve savaş suçlarından kaçan mültecilere güvenli bir sığınak sağlama konusunda Körfez ülkelerini ön sıraya koymalıydı" diye konuştu.

 

İstikrarsız bir ekonomisi ve artan borcu olan Lübnan'da, Suriye'den toplu göç eden mülteciler ülkenin nüfusunu yüzde 26 artırdı. Lübnan'ın ev sahipliği yaptığı mültecilerin sayısı, son üç yılda AB'ye sığınmak isteyen ve AB'nin yeniden yerleşim yeri sağladığı toplam Suriyelinin 715 katı.

 

Uluslararası toplumun desteğinin eksikliğinin, Suriye'den gelen mültecilerin en az yüzde 95'ine ev sahipliği yapan beş ülke durumla başa çıkmakta zorlanırken, felaketvari sonuçları oldu. Türkiye, Lübnan ve Ürdün son aylarda mültecilerin girişine dair çok ağır kısıtlamalar getirdi. Bu durumun sonucu olarak birçokları Suriye'de hükümet güçlerinin gerçekleştirdiği ağır insan hakları ihlalleri riski ile ya da İslam Devleti grubunun veya diğer silahlı grupların eline düşme tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor.

 

Uluslararası Af Örgütü Suriye'den gelen mültecilerin en az yüzde beşinin 2015 sonu itibarıyla yeniden yerleştirilmiş olması, 2016 itibatıyla da bir yüzde beşinin daha yerleştirilmiş olması için çağrı yapıyor. Bu durum Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından yeniden yerleştirilme ihtiyacı içinde olarak tanımlanan herkese yer sağlanacağını güvence altına alacaktır. Yeniden yerleştirilmesine ihtiyaç duyulan mültecilerin arasında işkenceden kurtulanlar, refakatsiz çocuklar ve ciddi tıbbi sorunu olan insanlar bulunuyor.

 

Şerif El Sayid-Ali, "Gelecek haftaki teminat konferansı olayların gidişatını değiştirmek için kullanılmalı. Şimdi dünyanın, bu krizin sorumluluğunu paylaşmak ve daha fazla acı yaşanmasını engellemeye yardımcı olmak için cesur adımlar atmasının zamanı. Eğer zayıf ekonomisi ve çok fazla borcu olan küçücük bir ülke nüfusunun çeyreği kadar artışa ev sahipliği yapabiliyorsa diğerleri kesinlikle daha fazlasını yapabilir" dedi.

 

Dünyanın en varlıklı bazı ülkeleri -ki buna ABD, Birleşik Krallık ve Kuveyt de dahil- Birleşmiş Milletler'in insani yardım talebine oldukça cömert katkılar sağladı ama bu tek başına yeterli değil.

 

Şerif El Sayid-Ali, "Ülkeler vicdanlarını para vererek rahatlatamaz, o zaman basit bir şekilde bu sorunla olan ilişkilerini kesmiş olurlar. Suriye'deki çatışma yakın zamanda sona erecek gibi gözükmezken ve yakın gelecekte mültecilerin eve dönme olasılığı çok düşükken, yeniden yerleştirme en hassas olanlara yardım etmek ve bölgede ev sahipliği yapan ülkelerin yükünü hafifletmek için çok önemli" dedi.

 

Uluslararası yeniden yerleştirme sözleri çoktan verilmişken bunların çok azı tutuldu. Ağustos 2014 itibarıyla sadece BMMYK'nın yerleştirme için sevk ettiği 7.000 mülteci varış ülkesinde yeni evlerine gitmek için yola çıkmıştı.

 

Şerif El Sayid-Ali, "Şahit olduğumuz, dünyanın bazı en varlıklı ülkeleri tarafından gösterilen bu ilgisizlik, Avrupa çapında göçün artmasına dair yapılan korku tellallığı ile şiddetlenmiş durumda. Ekonomik açıdan bunu gerçekleştirebilecek ülkeler daha büyük bir rolü üstlenmeli" dedi.

 

Türkçe: Dışarıda bırakılanlar: Uluslararası toplum tarafından terkedilen Suriyeli mülteciler

 

İngilizce: Left out in the cold: Syrian refugees abandoned by the international community

 

Etiketler: rapor , mülteci , brifing , Suriye , uluslararası toplum , insani yardım , yeniden yerleştirme